*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
08 Ocak 2009, 15:12:52


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Reklamlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: FENERBAHCE TARİHİ  (Okunma Sayısı 678 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
------Üye Bilgileri caglayan

Ziyaretçi

Durumum:

« : 19 Temmuz 2007, 04:07:00 »

BURDA ARTIK TARİH KONUŞCAK
Logged
------Üye Bilgileri caglayan

Ziyaretçi

Durumum:

« Yanıtla #1 : 19 Temmuz 2007, 04:16:10 »

Topuz Hikmet rozetimizin hikayesini söyle anlatir : Kulübümüzün rengi sari-beyazdan sari-laciverte çevrildikten sonra bu yeni renklerimizle bezenmis bir rozet yaptirilmasi isi bahis mevzuu oldu. Arkadaslarim bu rozetin çizilmesini bana biraktilar.Ilk önce bayragimizin renkleri kirmizi ile beyazi bir araya getirdim. Sonra kirmizi üzerine bir kalp sekli çizerek bunu sari-laciverte boyadim ve üzerine de metanet, kuvvet ve saglamligin ifadesi olan mese dalini resmettim. Beyaz kisma da kulübümüzün ismini ve tesis tarihini yazdim. Rozetimizi çizerken, ona su manayi vermeye çalistim; ‘Kalpten gelen bir bagimlilikla bu kulübe hizmet etmek’.”Çizdigim sekil arkadaslar tarafindan begenildi ve yeni rozetlerimiz o tarihlerde Almanya’da bulunan arkadasimiz Tevfik Haccar’in delaletiyle orada yaptirildi. Yeni harflerin kabulünden sonra ayni sekilde muhafaza edildi. Sadece ‘Fenerbahçe Spor Kulübü - 1907′ yazisi yeni harflerle tebdil olundu.

Istanbul’un Kadiköy yakasi; Allah’in, yeryüzünü yaratirken kesinlikle ayricalikli davrandigi bir essiz yöre… Tarihlerin henüz 1900 yilina ulasmadigi Istanbul’da, Kalamis’iyla Fenerbahçe’siyle, Caddebostan’i Suadiye’si Moda’si ile adeta bir rüya beldesi… Göz alabildigine bombos arsalarla yemyesil çayirlara sahip bu yörede, doganin insanlari spor yapmak için sanki tesvik ettigi yillar…

Ve de, Istanbul’un silüeti deniz üzerinde uzaklardan perde perde yansiyip dalgalanirken, Fenerbahçe Burnu’nda yanip sönerek yol gösteren bir fener Türk sporuna önderlik edecegi bir kulübe sembol olmanin da gururu içinde, Adalar’a, Marmara’ya, daha da ötesi uzak yillara dogru ayni sevkle isik saçacagi günlerin özlemi ile çakip durmaya baslamisti sanki… Ve de Kadiköy, o dönemlerde en güzel semti olan Fenerbahçesi’ nin bagrindan çikaracagi takimini önce yakinlara, sonra da yarinlara armagan edecegi günleri bekliyordu gayri…

Kusdili Çayirinda Ilk Futbol Oyunu; Ilk futbol oyununun, bugünkü anlamiyla ilk kez 1823 yilinda Ingiltere’de oynanmaya baslamasinin üzerinden neredeyse yillar ve yillar geçmisti. Nihayet tarihler 1890’li yillara ulastiginda, Moda’da oturan Ingiliz’ler de bu keyifli spordan iyice etkilenmis ve o yemyesil arsalarin bulundugu Kadiköy’ün genis alanlarinda, futbolu oynamaya baslamislardi. Seyri çok keyifli bu oyunun, çevredeki Türk gençlerinde de ilgi uyandiracagi ve de bu sporu onlara sevdirecegi pek tabii idi ve hatta da kaçinilmazdi. Ama ne var ki, o siralarda süren monarsi rejimi nedeniyle Müslüman Türkler için cemiyet kurmanin ve hatta mevcut cemiyetlere dahi üye olmanin yasak olmasindan dolayi, Kadiköy Çayirlarinda top kosturan Ingiliz gençlere yine ancak Rum gençleri eslik edebilmekteydi.

Yine de, hemen her aksamüstü bilhassa Kusdili Çayirinda yapilan bu futbol maçlari ya da antrenmanlari, Kadiköy halkinin büyük bir kesiminin ilgisini çekmekte, genellikle aksamüstleri zevk için de olsa oynanan bu futbol oyunu için, Kalamis’tan, Moda’dan, Kuyubasi’ndan, ve hatta Haydarpasa civarlarindan gelecek öbek öbek halki, gününe ve hava durumuna göre küçük ya da büyük kümeler halinde bu oyunu seyretmeye yöneltmekteydi. Kadiköy halkinin ekserisi ikindi sularinda ayaklanir, günlerden Cuma ve Pazar degilse yani Kurbagalidere’nin kenarindaki salas tiyatroda Komik Hasan’in tuluat kumpanyasi oynanmiyorsa Kusdili Çayiri’na dogru yola koyulurlardi. Yok, eger günlerden Cuma ya da Pazar ise de, Moda’ya dogru ya da simdiki Fenerbahçe Stadyumu’nun bulundugu Papazin Çayiri’na dogru yola koyulurlardi (*1). Omuzdas kilikli, burma biyikli tüylü tüysüz gençler, yanlarinda boy boy çocuklarla hanim nineler ve de orta yasli hatunlar, Arap bacilar, ahretlikler, kahvede pineklemekten usanan efendi kisiler, burada çayiri çepeçevre kusatir, kadinlar getirdikleri kilimleri yayarlar, erkeklerin kimi topraga bagdas kurar, kimi büyükçe bir tasa oturur, kimi ayakta dururdu. Sucusu, dondurmacisi, kagit helvacisi, simitçisi, baloncusu, Eyüp oyuncakçisi velhasili saticilarin her çesidi burada arzi endam eyler, burayi adeta panayir yerinden farksiz kilardi.

Ortadaki saha olacak alanda ise, kapi gibi gövdeli, baslari açik, renk renk gömleklerinin kollari sivali, gögüsleri fora, bacaklarindan dizkapaklarina kadar sortlu bir alay adam soluk soluga kosusurlar, birbirlerine çarpip çarpip, alt alta üst üste mecellesirler, güya da top oynarlardi. Oynanan bu futbollardan örnek alan bazi gençler, Kadiköy’ündeki arsalarda ya da genis çayirlarda onlar gibi top oynamaya heveslenir, karman çorman bir biçimde, bir harradir bir gürradir gider, topa en çok vuranla onu en havalara yükselten erbab sayilirdi. Ne var ki bir süre sonra, bir baska deyisle 1900’lü yillara iyice yaklasilmasiyla birlikte, Moda’da oturan Ingiliz gençlerinin artik modern futbolu oynamaya baslamalari ve dolayisiyla da oynadiklari futbolu daha seyredilir bir halde sunmalari, kendilerini hayran hayran seyreden Kadiköy’lü gençlerin yüreklerinde birtakim kipirdanmalara sebep oluyor, onlar gibi organize bir takim kurma isteklerini ise, vazgeçilemez bir tutkuya dönüstürmeye basliyordu.

Kadiköy Football Association
1890’li yillarda Istanbul Moda’da yasayan Ingiliz ailelerinden La Fontaine, Giraud, Whittall, Charnaud, Pears, Armitage aileleri Kadiköy ve Moda’nin çayirlarinda kendi aralarinda bu oyunu yeni yeni oynamaya basladiklarinda, Izmir’de yasayan Ingiliz aileleri, Bornova çayirlarinda bu oyunu çoktan oynamaya baslamislardi bile (*2). Zira sosyal ve idari bakimdan payitaht Istanbul’a uzak ve rahat iki sehir olan Selanik ile Izmir, 1870’li yillarda Osmanli’nin futbol oyunu için ilk taraftar buldugu topraklari oluyor, futbol oyunu o dönemlerde dini inançlarin da etkisi ile Müslüman Türkler arasinda gelisemediginden, böylece de Osmanli topraklari üzerinde ilk defa gayrimüslim ve levanten (ülkede yerlesmis bulunan yabanci uyruklu) vatandaslar tarafindan oynaniyordu.

Moda’da futbolla tanisan ilk ailelerin Istanbul’da Ingiltere elçiligi personeli görevlileriyle aralarinda yaptiklari maç rekabetini, 1894 yilinda Izmir’de “Football Club Smyrne”nin kurulmasi ile birlikte Istanbul - Izmir rekabeti izlemeye basliyordu (*3). Izmir’de futbolun öncülügünü yapan James La Fontaine, 1889 yilinda Istanbul’a yerlestiginde, Kadiköy’de Ingilizlerin futbol-rugby karisimi bir oyun oynadiklarini görmüs ve onlarla kisa zamanda dostluk kurarak, daha iyi bildigi futbol oyununu onlara kabul ettirmisti. Tarihler 1897 yilini gösterdiginde, James La Fontaine ve arkadaslari Kadiköy yakasinda ilk kez bir futbol takimi olarak Kadiköy Football Association adi altinda toplaniyor, takimi olusturan Ingiliz, Rum, Ermeni gençleri, genelde Istanbul’a sefere gelen Ingiliz gemicilerle oynadiklari oyunlarini Kadiköy’ün çayirlarinda sürdürüyor, ve her aksamüstü (ilk bölümde genis bir biçimde sundugumuz) o kalabalik izleyici kitlesine de seyrettiriyorlardi. Bu müsabakalar halkin öylesine ilgisini çekmisti ki “Football Association” takimi, iki yil içerisinde “Izmir Karmasi” ile karsilikli olarak futbol maçlari yapmaya yönelmisti.

Logged
------Üye Bilgileri caglayan

Ziyaretçi

Durumum:

« Yanıtla #2 : 19 Temmuz 2007, 04:17:42 »

“BLACK STOCKING FC” Kuruluyor
Ne var ki, Sultan 2. Abdülhamid’in padisahliginin sürdügü o dönemde, mevcut monarsi rejiminin korunmasi amaciyla Türk gençlerinin dernek kurmalari yasakti. Bu durum ise, yabanci ve azinliklarin top kosturduklari kendi topraklarinda futbol oynamanin imkan ve zevkinden mahrum olan ve onlarin aralarina karisarak oynamak istedikleri bu cazip oyunu ancak gipta ile seyretmekle yetinen Kadiköylü Müslüman Türk gençleri arasinda, sadece üzüntü degil ayni zamanda tabii ki öfke ve hirs da uyandiriyordu. Iste her türlü tehlikeyi göze alan bu gençlerden, deniz ögrencisi Fuat Hüsnü (Kayacan), eski hariciyecilerden Resat Danyal ve Mehmet Ali ile, Kusdili’nde Papazin Çayiri adi verilen topraklarda mesin yuvarlaga vuruslar yapan arkadaslari bu özlemin sona ermesini amaçliyorlar, ve 1899 yilinda da, devrin hafiye ve jurnalcilerinin dikkatlerinden kaçmak ve hisimlarindan korunmak amaciyla bir Ingiliz adi altinda Black Stocking FC (Siyah Çoraplilar Futbol Kulübü) ‘nü kuruyorlardi. Ancak siyah çorap ve kirmizi üst formalari ile Türk gençlerinin olusturdugu bu ilk Türk spor ve futbol toplulugu daha ilk maçlarinda hafiyelerin baskinina ugruyor ve hemen dagitiliyordu.

1899; Fenerbahçe’nin Gerçek Kurulus Yili:
Burada dikkati çeken en önemli nokta; Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stocking FC ismi altinda 1899 yilindaki bu ilk girisimindeki öncülük yapan gençler ile, ilerideki yillarda kurulacak olan Kadiköy Futbol Kulübü (1902) ve Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altinda toplanan gençlerin genelde ayni kisiler olacagiydi. Dolayisiyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kurulusunu gayri resmi olarak 1899 yilinda gerçeklestirmis, ne var ki iki kez kapatilmalari nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi kurulus yillari olan 1907 yilinda geçebilmisti. Görülen odur ki; Black Stocking F.C. ya da Kadiköy Futbol Kulübü isimleri, amaç karsisinda birer araçtirlar (*4). Ayrica Istanbul’da kurulan futbol kulüplerinin listeleri incelendiginde de; Moda Futbol Kulübü (1896), Cadi-Keuy Football Club (1899) ve Imogen (1900) takimlarinin Ingiliz uyruklular tarafindan, Elpis (1900) takiminin Rumlar tarafindan, Black Stocking (1899), Besiktas, Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin ise Osmanli uyruklular tarafindan kurulmus olduklari da zaten görülmektedir
Logged
------Üye Bilgileri caglayan

Ziyaretçi

Durumum:

« Yanıtla #3 : 19 Temmuz 2007, 04:18:03 »

KADIKÖY FUTBOL KULÜBÜ Kurulusu
Ama yine de, aradan geçen birkaç yil içinde ayni gençlerin bir bölümü, aralarina yeni katilanlarla beraber Kurbagalidere Köprüsü’nün hemen yakinindaki (simdiki stadyumun karsisinda) Hursit Aga’nin kahvehanesinde muntazaman toplaniyor ve 1901 yilinda da, bu kez isim de degistirerek Kadiköy Futbol Kulübü ismindeki bir yeni takimi daha kurabilmenin çalismalarini yapiyorlardi. Konu ile ilgili ayrintili bilgiye, yasadigi yakin tarihi, yazilarinda bütün ayrintilari ile canlandiran üstad Sermet Muhtar Alus’un, 1951 senesinde Tarih Hazinesi Mecmuasi’na yazdigi “Kadiköyü’nde Ilk Futbol” isimli makalesinde rastliyoruz ;

(Asli gibidir) : “ Zamanin musiki üstadi Sine Kemani Nuri Bey’in anlatisina bakilirsa, futbola merakli ilk Türk gençleri bir kulüp kurmaga, daha bir derli toplu birlesmeye karar vermisler. Çok geçmeden arzularini yerine getirmis, elbiseyi de seçmisler; gömlegin göksü, yakasi, kol kapaklari beyaz, öbür taraflari kirmizi, pantolon keza beyaz. Kusdili Papazin çayirlarinda kendi aralarinda maçlara girismisler. Moda’daki Ingilizlerden, Rumlardan mürekkep (olusan) takimin derecesine erismek, onlari yenmek bas emelleri(en büyük arzulari). Eski cimnastikçi ve idmancilardan Sine Kemani Bay Nuri’nin rivayetine göre, ilk oynayanlari sayalim: Kendisi(Nuri Bey), Emced Bey, Mehmet Ali ve kardesi Neset Beyler, Resat Danyal Bey, Hafiz Mustafa, Topçu zabiti Cevdet Bey, Esref Bey, Hüsnü Pasa zade Bahriyeli Fuat Bey, Mekteb-i Sultani’li Danis, Tahsin (Sair Tahsin Nahit) Bey, Sari Sevki.

Haftalik Malumat Mecmuasi sahibi Baba Tahir’in yevmi (günlük) Fransizca Servet Gazetesi, bu maçlara dair tesvik yollu bir yazi nesretmis. Firsati kaçirmayan namli hafiyyelerden (gizli görevli polis) biri, Sultan Hamid’e hemen jurnali(haberi) uçurmus: “ Kadiköy gençleri, Veliahd- i Saltanat Resat Efendi (Sultan Resat)’nin himayesinde (korumasinda) bir cemiyet teskil eylemislerdir (olusturmuslardir). Beray-i ubudiyet (kulunuz olarak), nazar-i dikkat-i hümayunlarinizi celp ederim (padisahimin dikkatlerini çekerim). Ferman.”

Ve tabii ki, yine rejim ve futbolun haram sayilmasi nedeniyle dini baskili, ancak daha siki hafiye baskisi sonucunda da zaptiye teskilatinin baskiniyla bu girisimler de yine engelleniyor ve Kadiköy’lü gençler bir kez daha dagitiliyordu. Ne hazin bir kaderdir ki, Olimpiyatlarin Atina’daki açilis gününe rastlayan 6 Nisan 1896 tarihinde Tatavla (Kurtulus)’da bir gurup Rum vatandasimizin tesebbüsüyle “Tatavla - Heraklis Jimnastik Kulübü” sasali bir biçimde tabii ki de kurulurken(*6), ondan iki yil sonra tamamen Türk gençlerinden olusarak kurulmaya çalisilan “Kadiköy Futbol Kulübü” mevcut rejim nedeniyle hemen kapatiliyor, kuruculari ise sürgün edilmekten zor kurtuluyordu. Bu durum Türk sporunun kulüpler yolundaki gelisimini en az 5 yil geciktirecek ve yurdumuzda futbol agirlikli sporun temeli de, yabanci egemenligi ve anlayisi ile atilacakti (* 7).

Iste Istanbul’da, hem Pera yakasinda hem de Kadiköy yakasinda oturan ecnebi (levanten) ve gayrimüslim vatandaslarimizin, törenlerle kurduklari ilk kulüplerinin yasama hakkini elde etmelerine karsin, yine kalpleri spor aski ile çarpan Kadiköy’lü Türk gençlerimiz tarafindan girisilen her iki cesurane tesebbüsün gerçeklesememesi, onlarin içindeki bu atesi söndürmüyor, aksine, Kadiköy’de bir futbol kulübü kurmalarina hiçbir kuvvetin engel olamayacagi gerçegi ile, daha henüz ismi bile belli olmayan ve fakat ki Kadiköy’ün bagrindan çikacak ve gelecekte milyonlarca taraftara sahip olacak bir kulübü kurmalari için, sadece sayili yillarin kaldigini da sanki artik iyiden iyiye hissediyorlardi.

Kadiköy’de Kurulusu Bekleyis ; Günes, 1900’lerle henüz tanismis. Istanbul’un her semti ayni sicaklikta ayni cömertlikte aydinlanirken, Kadiköy yakasinda gökyüzü hep puslu, sanki her dem kapali gibi. Kusdili Çayiri mahzun, Papazin Çayiri solgun gibi. Fenerbahçesi’nde bahçeler çiçeksiz, kösklerinde kanaryalar suskun, güllerle bülbülleri küs gibi… Zira, içleri spor aski ile yanan Türk gençlerinin Kadiköy’de kulüp kurma istekleri “saray”ca iki kez engellenmis, levanten ve gayrimüslim vatandaslarimizin ayni isteklerine ayni saraydan izin çikarken, Kadiköylü gençlerimiz sarayin rejimine karsi iki kez yenilmis gibi. Iste bu nedenledir ki, gayri tüm Kadiköy halki suskun, biraz da yarali, Kalamis’ta esen rüzgar bir mahzun, Fenerbahçesi’nde çakan “Beyaz Fener” bir mahzun gibi. Iste bu nedenledir ki ; galip, sanki bu yolda maglup gibi…

Ve de deniz üzerinde Istanbul’un silüeti, karsi uzaklardan perde perde sahile akarken, “isiksiz FENER, çiçeksiz BAHÇE ” misali biçare yarimada, mahzun bir eda ile karsi sahilindeki sarayin ufuklarina dogru bakip bakip kurulus izninin çikmasi hayali içinde “ Bu memlekette bir gün sabah olursa Haluk. ” misralarini yüregi yarali fakat gönlü ümitle dolu bir sekilde sanki okur da, devlet kapusundan da medet bekler gibi
Logged
------Üye Bilgileri caglayan

Ziyaretçi

Durumum:

« Yanıtla #4 : 19 Temmuz 2007, 04:18:20 »

ISTANBUL’DA ILK “FUTBOL LIGI” GÜNLERI
Evet, istibdat ; bir baska degisle o dönemki mevcut “ mutlak hakimiyet ” rejimi, yurdumuzda cemiyet kurmak ya da bu bünyede spor yapmak hakkini Türklere yasak etmekteydi. Iste sirf bu nedenle, Fuat Hüsnü (Kayacan) Bey ve tamamen Türk gençlerinden olusan arkadaslarinin Fenerbahçe Spor Kulübü’müzü kurma tesebbüsleri, gerek 1899 yilinda Türkçe isim vermeden bir Ingiliz ismi altinda kurmak istedikleri “Black Stocking F.C./Siyah Çoraplilar Futbol Kulübü” olsun, ve gerekse de 1902 yilinda bu kez isim degistirerek kurmak istedikleri “Kadiköy Futbol Kulübü” olsun, sarayca engellemisti. Bu durum ise, ülkemizde kurulan ilk spor kulüplerinin yabancilar ile gayrimüslimler tarafindan olusmasina sebep olacak(*{$default_cool_smiley}, Türk sporunun kulüpler yolundaki gelisimini ise en az 5 yil geciktirerek, yurdumuzda futbol agirlikli sporun temelinin “yabanci egemenligi ve anlayisi” ile atilmasi neticesini doguracakti (*9).

Nitekim, Kadiköy Futbol Kulübü’nün mevcut bu rejim nedeniyle hemen kapatilarak dagitilmasinin ardindan, 1902 senesinde James Lafontaine ile Horace Armitage isimli kisiler hemen hemen tamami Ingiliz’lerden olusan “Cadikeuy Football Club“; (Kadiköy Futbol Kulübü) isimli futbol takimini kuruyor ve kurulusunun iznini de aliyordu (*10). Bunu, 1903 senesinde Moda’da oturan Ingiliz gençlerin “Moda Football Clup”, 1904 senesinde de Kadiköylü Rum vatandaslarin “Elpis(Ümit)Futbol Takimi”ni kurmalari izliyordu. Ayni yil Ingiliz elçilik gemisi “Imogene” nin de ayni isimde bir futbol takimi kurmasi üzerine, Türkiye’deki ilk lig organizasyonunu gerçeklestiren James La Fontaine, 1904 senesi sonbaharinda “Constantinople Football Liege” ( Istanbul Futbol Ligi ) adi ile Istanbul’daki ilk futbol ligini kuruyordu. (*11)

Cadikeuy (Kadiköy), Moda, Elpis ve Imogene takimlarinin olusturdugu ligdeki organizasyon olan “Pazar Ligi” ismi altinda yapilan bu maçlar, bugünkü Fenerbahçe Stadinin bulundugu Papazin Çayiri’nda sürüyor ve halk tarafindan da büyük bir ilgi ile takip ediliyordu. 1904 tarihindeki ilk Pazar Ligi sampiyonlugunu Imogene Takimi, 1905 yilindaki ikinci Pazar ligi sampiyonlugunu ise Cadikeuy (Kadiköy) Futbol Takimi kazaniyordu. Tarihler 1905 yilini gösterirken , Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) ögrencileri tarafindan okulun çatisi altinda kurulan Galatasaray Futbol Takimi, Kadiköy’deki Papazin Çayiri mevkiinde Kadiköy Frerler Mektebi (Saint Joseph) takimi ile maçlarina basliyor ve 1906 yilindan itibaren de Istanbul Futbol Ligine resmen katiliyordu.

1907, Resmi kurulusa dogru
Gayri takvimlerin o en güzel yil olan 1907 yilinin ilk yapraklarini gösterdigi günler… Sultan 2. Abdülhamid Han, 33 yillik saltanatinin baskili rejime dayali son yilini yasamakta oldugunun sanki farkinda. Saltanati ile ugrasanlarla bogusmaktan futbol topu pesinde kosturanlarla ugrasmaya ayiracak pek fazla vakti ve de gönlü kalmadigindan bu tür olusumlara karsi uygulattigi baskiyi da, resmi de olmasa biraz gevsetmis. Zaten gayri müslimler ile yabancilarca ortalama on yildir oynanmakta olan futbol oyununa gözleri ve de gönülleri biraz da alismis. Kadiköy yakasindaki Kördere Sahasi ile Kusdili Çayiri’nda, o ilk yillarda göz açtirmayan top uçurtmayan sarayli hafiyelerden görünürde eser kalmamis, Türk gençleri, resmi formali olmasa da buralarda sanki rahat rahat top kosturur bir halde. Gerçi, bir jimnastik kulübü olarak “Besiktas” ile, Fransiz Mektebi Takimi hüviyetini arkasina almis bir futbol kulübü olarak “Galatasaray”, kurulus faaliyetlerini Istanbul yakasinda gerçeklestirebilmis ama, karsi kiyi Kadiköy yakasi o dönem için adeta bir baska belde, adeta Istanbul’a tasra…

Nihayet, artik bu yakada da beklenen günlerin yakinligi hissedilmekte. Kadiköy yakasinda da günes bir baska parlak, bahçelerde çiçekler bir baska güzel açmakta. Fenerbahçesi’nde de kanaryalar bir baska ötüp, burundaki fener sanki bir baska parlak çakmakta. Zira, halkin içinden çikacak ilk Türk kulübünün kurulusu için kararin ve de onayinin alinacagi çok önemli günlerin çogu geçmis, azi ise sanki artik gelmekte…

Iste, içinde bulunduklari tarihin de desteginden güç alan Kadiköy’lü gençlerden, Hariciye Naziri Asim ve Server Pasa’larin torunu Londra Sefareti Baskatibi Nuri Bey’in oglu Ziya(Songülen) Bey ile Harekat Ordusu Feriki (tümgeneral) Sevki Pasa’nin oglu Ayetullah Bey ve de ünlü edebiyatçi Sami Pasazade Sezai Bey’in yegeni Enver Necip (Okaner) Bey, Necip Bey’in Moda Baspinar sokak 3 numarali evinin selamlik katinda yaptiklari bir görüsme sonucunda kuracaklari takimin ilk fikir harcini atiyorlardi. Gerekli olan parayi da finanse edecek olan dönemin zenginlerinden Saint Joseph mezunu Mühendis Nurizade Ziya Bey’e kulübün kurucu baskanlik serefini, Osmanli Bankasi memurlarindan Ayetullah Bey’e katiplik (sekreter) görevini, Bahriye Subayi Necip Bey’e de kaptanlik ve veznedarlik (sayman) görevini veriyorlardi.

Ayni görüsmede varilan fikir birligi ile de ; kuracaklari kulübün adini oturduklari semtin güzelliginden esinlenerek Fenerbahçe yapacaklar, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki isik saçan fenerden, formalarindaki renkleri ise Fenerbahçesi’ndeki ilkbaharin sevimli müjdecisi papatyalarin kiskançlik ve temizlik sembolü olan renklerinden yani sari ile beyazdan alacaklardi.

Ertesi gün “Baker Magazasi”ndan forma kumaslari aliniyor, Fener armali kirtasiye malzemelerinin siparisleri veriliyor, ve de dönemin güya Futbol Federasyon Baskanligi görevini üstlenmis kisisi James Lafontaine ile yapilan bir sohbette de sanki kendisinden icabet aliniyordu. Artik kurulacak olan kulübün ismi, baskani, amblemi ve formalari seçilmis, mesele sadece formalari giyerek bu ismi tescil ettirecek 11 Türk gencinin bir araya getirilmesine kalmisti. Bu konuda da en mühim rolü St. Joseph Mektebi Türkçe Ögretmeni Enver ( Yetiker ) Bey üstleniyordu.

“Fenerbahçe Futbol Takimi”nin ilk kadrosu kuruluyor ;
Günes bu defa, o en güzel yil olan 1907 senesi ilkbaharinin serince bir Pazar gününü aydinlatiyor ve Fenerbahçe semti de bu kez, ismini yillarca serefle temsil edecek olan bir kulübün ilk temsilcilerinin ilk kalabalik gövde gösterisine sahne oluyordu. O gün, Kadiköy’ündeki Kusdili Çayiri’nda Ingiliz ve Rum takimlari arasinda oynanan bir futbol maçini seyrettikten sonra St. Joseph Mektebi talebelerinden olusan bir grup, Moda Iskelesi’nden sandallara biniyor ve koyun karsi kiyisinda randevu mahalleri olan Fenerbahçesi’ne geçiyorlardi. Nuri zade Ziya (Songülen)Bey ve Ayetullah Bey ile Sami Pasa zade Sezai Bey’in yegeni Bahriye zabiti Necip(Okaner)Bey, Hintli lakapli Mühendis Asaf (Bespinar) Bey ve S.Joseph Mektebi Türkçe ögretmeni Enver (Yetiker) Bey isimli gençler, burada daha evvel gelmis olan Hasan ve Hüseyin(Dalakli), Galip (Kulaksizoglu), Nasuhi Esat(Baydar), Yanya’li Sevkati, Elkatipzade Mustafa ve kardesi Hamdan, Çerkes Sabri, Hayrullah, Hakki Saffet (Tari),Hasan Sami(Kocamemi) Bey’ler ile bulusuyorlardi(*12).

Çogunlugunun, yakinda kurulacak olduklari takimin ilk oyuncularini teskil edecek olan bu gençler için o gün, Ziya Bey’in Ingiltere’den getirttigi; önü ve kollari dügmeli olan sari beyaz yollu bol formalari, lacivert sort pantolonlari ve sari löverli yün çoraplari ile, Fenerbahçe’nin çayirlarinda ilk antrenmanlarini yapacaklari gündü. Kisa zamanda çevrenin futbola kabiliyetli gençlerini de kendi etrafinda toplayan bu kulüp, bugün için büyük bir kiymet ifade eden ilk kadrosunu, olasi olarak; Hintli Asaf – Necip , Ziya – Hasan, Hassan, Sabri – Nasuhi , Sevkati , Galip , Hüseyin , Hayrullah terkibinde (*13), ya da ; Asaf – Ziya , Sami – Ayetullah , Mazhar , Necip – Fethi , Galip , Hüseyin , Hasan , Nevzat seklinde olusturuyordu (*14).

Basta da degindigimiz üzere, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stocking FC ismi altinda 1899 yilindaki ilk girisiminde öncülügünü yaptigi gençler ile, Kadiköy Futbol Kulübü (1902) ve ilerideki yillarda kurulacak olan Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altinda toplanan gençler, aslinda yillardir ayni ideali sürdüren hep ayni kisilerdi. Ama ne var ki iki kez kapatilmalari, yasal faaliyetlerine ancak resmi kurulus yillari olan 1907 yilinda geçebilmelerine olanak kilmisti. Bir baska deyisle; Black Stocking F.C. ile, ayni amaci ve kaderi paylasan Kadiköy Futbol Kulübü’nün isimleri, “Fenerbahçe Spor Kulübü”nün kurulusu yolunda “amaç karsisinda birer araçti “(*15). Israrla tekrar ettigimiz bu durum karsisinda, 1940 yilinda yapmis olduklari hakli bir tüzük degisikligi ile kurulus senelerini 1909 senesinden 1903 senesine aldiran Besiktas Kulübü’nün ( Bereket Jimnastik Kulübü) de gerçeklestirdigi gibi, Fenerbahçe Spor Kulübümüz olarak tüzüklerimize geçirmemiz ve de yazili bir deklarasyonla kamuya ilan edip düzeltmemiz gereken gecikmis gerçek odur ki; Fenerbahçe Spor Kulübünün kuruldugu yil 1899’dur.

Logged
------Üye Bilgileri caglayan

Ziyaretçi

Durumum:

« Yanıtla #5 : 19 Temmuz 2007, 04:20:09 »

Kurulusu Tescil Olunan Ilk Türk Kulübü; Fenerbahçe
Nihayet, 23 Temmuz 1908 tarihinde Ikinci Mesrutiyetin ilanini takiben, yurtta dernek ve kulüp kurma haklari herkese resmen taniniyor, böylece, Ziya, Ayetullah, Necip ve Enver Bey’lerin önderliginde kurulmus bu yeni kulüp tescil edilerek, Fenerbahçe’ye, cemiyetler kanununa göre kurulusu resmen tescil olunan ilk Türk kulübü olmak serefi kazandiriliyordu (*16). Kulübün ilk kurucu üyelikleri ise ; 1) Ziya ( Songülen ), 2) Ayetullah Bey, 3) Necip ( Okaner), 4) Galip ( Kulaksizoglu), 5) Hassan Sami (Kocamemi), 6) Asaf ( Bespinar) seklinde basliyor (*17) ve olasi diger üyelikler de; 7)Enver (Yetiker),  Sevkati (Hulusi Bey), 9) Fuat Hüsnü (Kayacan), 10) Hamit Hüsnü ( Kayacan) 11) Nasuhi (Baydar),… isimleriyle devam ederek siralaniyordu. Konu ile ilgili olarak; ömrünü adadigi “Fenerbahçe Kulübü Tarihi” konusunda, özellikle arsiv ve bilgi toplamada en zorlandigimiz kurulus yillari dönemleri ile ilgili en güvenilir arastirmalari gerçeklestirmis olan merhum yazar Dr. Rüstü Daglaroglu’na ait (eski Türkçe ile yazilmis notlari su an desifre çalismalari yapan oglu Sayin Müzdat Daglaroglu’nun arsivinde) Fenerbahçe tarihine isik tutmakta olan not defterindeki tarihi notlar arasinda ; “kulübün 1939 Nizamnamesinde ilk 30 kurucu üyenin isminin siralandigi, ne var ki, kurucu olan ilk 6 üye arasinda yer almasi gereken Hassan Sami (Kocamemi)’nin bile bu listede isminin bulunmayisinin, kendisini listenin dogrulugu hakkinda hakli olarak kuskuya düsürdügü ifadesi” de ayrica belirtilmektedir.

Istanbul Sampiyonlugu Ligi ;
1908 yilinda ilan edilen 2. Mesrutiyetin ilani ile taninan dernek kurma serbestligi sonucunda Istanbul’da kurulan Türk kulüplerinin sayisi çig gibi artiyor, Anadolu, Beykoz, Vefa Futbol Kulüpleri de, sirf 1908 senesinde resmen kurulup tescil edilen Türk kulüpleri arasinda yerini aliyordu. Kisa zamanda Türk kulüplerinin sayilarindaki bu artis ise, Istanbul’da yeni bir ligin kurulmasi ihtiyacini doguruyor, bu nedenle de o dönemlerde ülkede resmi tatil günü olan Cuma günleri oynanacak bir lig olan, Cuma Ligi adiyla yeni bir lig kuruluyordu.

Takimlarin sayilarinin hizla artmasiyla, Istanbul’da futbol alanlarinin sayisi da çogalmaya baslamisti. Anadolu yakasinda; Kadiköy’deki Kusdili Çayiri, simdiki stadin bulundugu yerdeki Papazin Çayiri, Yogurtçu Deresi yanindaki Altinordu’nun Kördere Çayiri, Dereagzi’nda Kemikçi Çayiri, Baklatarlasi, Ibrahimaga sahasi ile, Rumeli yakasinda; Taksim, Talimhane, Bakirköy, Baruthane, Karagümrük, Çukurbostan, Süleymaniye, Güzelbahçe, Beyazit Harbiye Nezareti sahalari, ve de Bogaz’in Anadolu kesiminde ise; Anadoluhisari, Küçüksu Er Meydani , Beykoz Ortaçesme sahalari mevcut sahalara eklenmisti (*18).

Kurulusu 1908 yilinda resmen tescil olunan Fenerbahçe Spor Kulübü, sari beyaz olan renklerini 1909 sonbaharinda sari laciverte çevirmis (*19) , 1909 -1910 sezonuyla birlikte de Istanbul Futbol Ligine Galatasaray’dan sonra katilan ikinci Türk takimi olmustu. Iste, dünyanin en hirsli ilk 5 derbisinden biri olan Fenerbahçe – Galatasaray kulüpleri arasindaki ezeli rekabet, ilk defa 17 Ocak 1909 tarihinde Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi ) ögrencilerinin takimi ile, yeni kurulmus bir semt takimi maçi seklinde baslamis (*20), ve bu tarihten itibaren de o dönemlerdeki Istanbul futbolundaki sampiyonluklar genelde bu iki Türk takimi arasinda paylasilarak, Türk futbolunun artik bir varlik olarak ortaya çikmasi sonucunu dogurmustu.

Kusdili Spor Kulübü’nün Bünyeye Katilmasi ;
Fenerbahçe, “Istanbul Sampiyonlugu Ligi”ne ilk kez katildigi 1909 – 1910 sezonunda besinci oluyordu. 1910 yili liginin baslamasina kisa bir süre kala da kulüpten ayrilmalar ve mali zorluklar nedeniyle, Üsküdar Kulübü ile birlesmesi gündeme gelmisti. 1910 senesi Eylülünde, Koço’nun Mühürdar Gazinosu’nda yapilan müsterek toplanti sonucunda, gerçeklestirilmesi istenen Üsküdar - Fenerbahçe Kulübü teklifi, üyeler tarafindan kabul görmedi. Buna karsilik, Kusdili Kulübü Baskani iken Fenerbahçe’ye katilan Elkatip Zade Mustafa Bey, Kusdili Kulübü’nü Fenerbahçe’ye katmayi basardi ve bu basarisiyla da Fenerbahçe’yi çok zor günlerinde güçlendiren, gelecegini aydinlatarak güven altina alan ve takimi yücelten kisi olarak kulüp tarihine geçti.

Ilk Namaglup Sampiyonluk ;
Kadrosunu yeni gençlerle gelistiren ve güçlendiren bu Fenerbahçe 1911- 1912 liginde hiç yenilmeden sampiyon oluyordu. Bu sampiyonlugun en önemli yönü ise, Fenerbahçe’nin bu sampiyonlugu ile Ingiliz ve Rum takimlarinin sampiyonluklarinin tamamen sona ermesi ve bu tarihten itibaren de Türk futbolunda sampiyonluklarin artik Türk takimlarinin olmasiydi. Bu sampiyonluk, kulübün itibarini bir anda yükseltip imkanlarini da arttirmisti. Ilk is olarak Altiyol’da bir kulüp lokali kiralandi, lokalin açilisi ise üye sayisinin çogalmasina sebep oldu. Bu arada futbol disinda diger spor dallarinda da faaliyet gösterilmesine baslandigindan, ayni yil Fenerbahçe Futbol Kulübü adi , Fenerbahçe Spor Kulübü’ne dönüstürüyordu (*21).

Fenerbahçe’nin ilk rozeti;
Fenerbahçe Kulübü’nün ilk amblemi, Fenerbahçe burnundaki isik saçan beyaz feneri, renkleri ise sari ile beyaz olmustu. Ancak, kulüp mensuplari bunu tatminkar bulmadiklari gibi, anlam bakimindan da içinde bulunulan monarsi rejimini tehdit edici sayilacagi endisesi ile kisa sürede iptal etti. 1910 yilinda Fenerbahçeliler arasinda resim çizmede maharetiyle taninan futbolcu solaçik Hikmet (Topuz)’in çizdigi (bugünkü) amblem ise herkesin begenisini kazandi ve kabul edilerek bugünlere kadar da ulasti. Iste “sari ve lacivert” agirlik içinde olmak üzere 5 renkten olusan amblem ve su anlamlari tasimaktaydi(*22) ; “FENERBAHÇE SPOR KULUBÜ 1907″ yazili beyaz yuvarlak çerçeve, temizlik ve açik yüreklilik ifadesiydi. Kirmizi fon ise, safiyet ve Fenerbahçeliler arasindaki sevgi ve bagliligi belirtirken bu arada bayragimizi da sembolize etmekte, ortadaki sari renk Fenerbahçe için duyulan gipta ve kiskançligi, kalp seklindeki lacivert renk asaleti temsil etmekteydi. Sari lacivert renkler içinde yükselen palamut dali Fenerbahçelilik güç ve kudretini sembolize etmekte, yesil renk ise yükselen bu kudret için basarinin gerekli oldugunu açiklamaktaydi. Böylece “milli renkler arasinda dogan Fenerbahçe”nin, sari ile lacivert renkler beraberindeki bu amblemi üyelerce de kabul gördügünden, klisesi Ingiltere’ye Manchester sehrine yollanmis ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bugünkü rozeti olarak ilk kez 1910 yilinda yaptirilmisti. Rozet; 1929 yilindan itibaren üzerindeki eski Türkçe harfleri yeni Türkçe harflere birakmis ve manada önemli etki yapmayacak ufak tefek degisikliklerle de günümüze kadar ayni sekli muhafaza ederek gelmistir.

Istanbul’da Isgal Yillari ; Istanbul halki 16 Mart 1920 sabahi uyandiginda gözlerine inanamamisti. Zira sehrin üzerine kapkara bulutlar çökmüs, bir gece içinde koca sehir isgal ordularinca adeta askeri bir kampa çevrilmisti. Dünyayi sarsmis, imparatorluklar yikmis ve on milyon insanin ölümüne sebep olup o hiç bitmeyecek sanilan “Harb-i Umumi” diye anilan “1. Dünya Savasi”, Osmanli Imparatorlugu’nun yenilmesi ile son bulmus, mütareke ile birlikte de galip itilaf devletleri maglup Osmanli’nin baskenti Istanbul’u isgal etmislerdi. Zirhli araçlar cadde baslarini tutarken, sokaklari dünyanin her yanindan gelmis her renkten ve her dinden askerler sarmis, Harbiye, karakollar, kaymakamliklar, subay mahfelleri , vesair tüm makamlar isgal ordularinca isgal edilmisti. Isgal üniformali itilaf ordusu askerleri, sosyal yasanti içinde her firsatta halki manevi baski altinda ezerken, tramvayda trende ya da vapurda bile kendileri daima birinci mevkide oturup, biletli Türk vatandaslarini vagonlarin sahanliklarinda vapurlarin ise ikinci mevkilerinde seyahat ettirir, kendilerine ayrilmis bölümlere bos da olsa kimseyi sokmaz, yolcularin bilet kontrollerini bile kendileri, üstelik alayci bir tavir içinde ve agir hakaretler altinda yaparlardi(*23). Evet, Istanbul artik o eski Istanbul degildi. Aci günler gelip çatmis, herkes üzgün, herkes kendi vataninda sürgün gibiydi. Isgalcilerle birlikte yasamak zorunda olan talihsiz Istanbul halkina, o güne kadar yasadiklari, ne gidasizlik, ne susuzluk, ne elektrik kesintileri, ne de hiçbir sey, “Isgal Istanbul’u ”na taniklik etmek kadar onlara aci vermemisti. Iste bütün bu olumsuz sartlar altinda halkin morali için mutlak bir destege ihtiyaci vardi ki, iste bu ihtiyaç duydugu güç, ona kendi öz bagrindan çikarttigi takimi tarafindan “Fenerbahçe”si tarafindan verilecekti.

Logged
------Üye Bilgileri caglayan

Ziyaretçi

Durumum:

« Yanıtla #6 : 19 Temmuz 2007, 04:21:24 »

Isgal yillarindaki gurur; Fenerbahçe
Mütareke döneminde (1918 - 1921) isgal kuvvetlerine mensup özellikle Ingiliz ve Fransiz askeri takimlariyla yapilan futbol maçlari, Istanbul’daki futbol heyecanini ve futbola olan ilgiyi doruk noktasina çikaran olgu oluyor, Türk takimlari isgalci ekiplerle 5 yilda 50’sini Fenerbahçe’nin oynadigi toplam 80 maç yapiyor , isgal kuvvetleri takimlarina karsi kazanilan galibiyetler ise Türk takimlarini gönüllerde yüceltiyordu. Bu nedenle futbol Istanbul’da büyük kitleleri kendine çekerken, Türk takimlarinin özellikle de Fenerbahçe’nin, basta General Harrington Kupasi (29 Haziran 1923) olmak üzere isgal kuvvetleri takimlari karsisinda elde ettikleri tüm galibiyetler, Istanbul halkinin intikam duygulari içindeki milli duygularini sahlandiran ve yarali gönüllerine teselli veren yegane olay haline dönüsüyordu.

Mütarekenin karanlik yillarinda isgal kuvvetlerine mensup takimlarini her hafta birbiri pesi sira futbol sahalarinda yenerek milletin rencide olmus gururunu oksayan Fenerbahçe tüm halkin sevgilisi haline geliyor, zamanla da milli mücadelenin ve milliyetçi karsi çikisin adeta Istanbul subesi halini aliyordu. Onlar, cephelere gönderdikleri futbolculari misali Çanakkale’de yaptiklari müdafaanin(*24) bir örnegini de sanki Taksim’in Taskisla sahasinda gösteriyor, yaptiklari toplu hücumlarda ise sanki kisa bir süre sonra Kocatepe’den verecekleri milli taarruzdaki sahlanisimizin provasini veriyorlardi. Bu sevk ve iman içinde mütareke ve isgal Istanbul’unda Türk futbolu denince ilk akla gelen Kadiköy’ün Fenerbahçe’si oluyor, cepheden gelen her yeni zafer Istanbul’lularin moralini yükseltirken, Fenerbahçe takimi da aldigi galibiyetlerle halkin basini dik tutmasini sagliyordu. 1910’lu yillarda en fazla iki bin kisinin izledigi Fenerbahçe, 1919 -1920 yillarinda 6-7 bin kisinin hinca hinç doldurdugu tribünlere oynuyor, bir zamanlarin ürkek mahcup yapilan tezahüratlari, artik açik açik, yüksek sesle hep bir agizdan dile getiriliyordu; “Ya ya ya ,sa sa sa, Fenerbahçe çok yasa, Türkiye Türkiye çok yasa…”.

Artik is futbol oyunu halinden çikmis, vatanin asil sahipleri ile isgalcilerin hesaplasmasi sekline dönüsmüstü. Fenerbahçe takimi artik “Kuvai Milliye” ruhunun halk içindeki sembolü olmustu. Bunun birinci sebebi isgal takimlari ile oynadiklari toplam 50 maçtan ikisi hariç hiç yenilmeyip 41 maçta galip gelmeleriydi ki Altinordu ve Galatasaray takimlari ne yazik ki bu basariyi gösterememislerdi. Ikinci sebebi ise, “Anadolu Harekati”nin basinda olan Mustafa Kemal’in “Fenerbahçeli” olarak bilinmesiydi.

Logged
------Üye Bilgileri caglayan

Ziyaretçi

Durumum:

« Yanıtla #7 : 19 Temmuz 2007, 04:28:39 »

Fenerbahçe Spor Kulübü`nde Başkanlık Yapanlar;
1907-1908 Fenerbahçe Spor Kulübü, 1907 yılında kurulan, Türk futbolunun en önemli kulüplerindendir. Renkleri sarı ve laciverttir. İç saha maçlarını Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda oynamaktadır. Tüm sporların toplam kupalarında Türkiye'de en fazla kupaya sahip olan kulüptür. Türkiye'nin en gelişmiş modern spor kulübü olmakla beraber stadı UEFA'nın beş yıldızlı stadları arasında yer almaktadır. Bütçesi 130 milyon doları aşmaktadır.


1908-1909 Ayetullah Bey
1909-1910 Tevfik H. Taşçı
1911-1912 O. Fuat Efendi
1912-1914 H. Hüsnü Kayacan
1914-1915 Hulusi Salih Paşa (Salih Hulusi Kezrak)
1915-1916 Hulusi Salih Paşa (1885 - 1939)

Siyaset ve devlet adamı. 1885 yılında Harbiye'de, daha sonra Almanya'da öğrenim gördü. Erkânı Harbiye'de görevliyken Diyarbakır'a sürüldü (1903). Tevfik Paşa, Hüseyin Hilmi Paşa ve Hakkı Paşa kabinelerinde Bahriye nazırı, Ahmet Muhtar Paşa Kabinesi'nde Nafıa nazırı oldu (1912). Damat Ferid Paşa ve Ali Rıza Paşa kabinelerinde tekrar Bahriye nazırlığı yaptı (1919).

Ali Rıza Paşa tarafından Heyeti Temsiliye ile görüşmekle görevlendirildi. İstanbul işgal edilin
...

1916-1918 Dr. Nazım Bey
1918-1919 İ. A. Nuri Sekizinci
1920-1923 Ömer Faruk Efendi
1924-1927 Nasuhi Baydar
1928-1932 M. Menemencioğlu
1932-1933 Sait S. Cihanoğlu
1933-1934 Hayri Celal Atamer
1934-1950 Şükrü Saraçoğlu
1950-1951 Mehmet Şükrü Saracoğlu, siyaset ve devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti'nin beşinci Başbakanı. 1887 yılında Ödemiş'te doğdu. Mülkiye Mektebi'ni (1909) bitirdikten sonra İzmir liselerinde öğretmenlik yaptı.


1951-1953 O. Kavrakoğlu
1953-1954 Bedii Yazıcı
1955-1957 Zeki Rıza Sporel
1958-1959 Agah Erozan
1960 Medeni Berk
1960-1961 Hasan Kamil Sporel
1961-1962 Razi Trak
1962-1966 İsmet Uluğ
1966-1974 Faruk Ilgaz
1974-1976 Emin Cankurtaran
1976-1980 Faruk Ilgaz
1980-1981 Razi Trak
1981-1983 Ali Şen
1983-1984 Faruk Ilgaz
1984-1986 Fikret Arıcan
1986-1989 Tahsin Kaya
1989-1993 Metin Aşık
1993-1994 Güven Sazak
1994 Hasan Özaydın
1994-1998 Ali Şen
1998-200. Aziz Yıldırım
« Son Düzenleme: 19 Temmuz 2007, 04:30:17 Gönderen: caglayan » Logged
------Üye Bilgileri caglayan

Ziyaretçi

Durumum:

« Yanıtla #8 : 19 Temmuz 2007, 04:29:37 »

Abdullah Ercan
Abdullah Ercan (d. 8 Aralık 1971, İstanbul) Türk futbolcu. 1.82 boyunda ve 76 kilo.

Alaattin Baydar İstanbul'da doğdu. Doğum tarihi: 1901 ölüm tarihi 1986. Fenerbahçe'de futbola başladı. Milli Takım'da sağ ortasaha olarak oynadı. Fenerbahçe'nin kurucularından Nasuhi Baydar'ın kardeşi olan Alaattin Baydar, Milli formayı 16 kez giydi. Polonya'ya 1 gol attı. "Ala" lakabı ile tanındı. Fenerbahçe'nin sembol futbolcularından biri oldu.



Ali Kemal Denizci (d. 1952, Trabzon), Trabzonspor, Fenerbahçe SK|Fenerbahçe ve BJK|Beşiktaş'ta oynamış olan Türk futbolcudur.


Alpaslan Eratlı (d. 1948 İstanbul) eski Fenerbahçe'li futbolcu.

...

 
Aykut Kocaman
Aykut Kocaman 4 Mayıs 1965 tarihinde İstanbul`da doğdu. Şu an da Ankaraspor`un teknik direktörlüğünü yapmaktadır. Çocukluğunda jimnastikle uğraştı. Amatör Altınmızrak kulübünde dikkat çekti. Futbolculuk döneminde Fenerbahçe formasıyla yıldızlaşmıştır. 1988-89 sezonunda 29 golle, 1991-92 sezonunda 25 golle ve 1994-95`te 27 golle üç kez Türkiye Ligi gol kralı oldu. 1988-89 ve 1995-96`da Fenerbahçe formasıyla iki kez lig, 1988-89`da Sakaryaspor formasıyla bir kez Türkiye Ku
...
Basri Dirimlili eski Fenerbahçeli futbolcu.

Birol Pekel
Burhan Sargun (d. 1929, Ankara) Türk futbolcu. Oynadığı mevkii santrafordu. Lakabı Canavar`dı. Futbola Hacettepe`de başladı. Daha sonra Fenerbahçe`ye 1951 yılında transfer oldu. Adalet`te 2 yıl oynadıktan sonra tekrar döndü. A Milli Takım`da 8 kez oynadı ve 8 gol attı. 1954 Dünya Kupası elemelerine İspanya`ya attığı gol sayesinde Türkiye`ye finallerde oynama yolunu açtı. Fenerbahçe forması altındada 112 golün sahibi oldu.
...

 
1957`de İstanbul`da doğan Cem Pamiroğlu futbola Fenerbahçe minik takımında başladı. 1975`te A takıma yükselerek, 1986`ya kadar Fenerbahçe`de oynadı. Sol bekte ve savunmanın ortasında görev yapan, takım kaptanlığına kadar yükselen Pamiroğlu, Fenerbahçe`de 3 kez lig, 2 kez kupa şampiyonluğu kazandı. 508 maça çıkarak, kulüp tarihinde Müjdat Yetkiner, Lefter Küçükandonyadis, Şeref Has`tan sonra en çok oynayan dördüncü i********mil Turan

...Ceyhun Eriş (doğum 15 Mayıs 1977 istanbul, Türkiye) Trabzonspor`da oynayan hücuma dönük orta saha oyuncusu. Ceyhun, Galatasaray altyapısından yetişmiş; ayrıca Siirt Jetpa, Fenerbahçe, Ankaragücü, Göztepe, Konyaspor, Samsunspor formalarını da giymiştir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Cihat Arman


Emre Aşık 1973 doğumlu defans oyuncusu. Şu anda Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nde oynamaktadır.
...
Engin İpekoğlu
Engin Verel
Ercan Aktuna
Erhan Albayrak
Ergun Öztuna
Ertuğrul Sağlam
Erol Bulut
Esad Kaner
Fahri Tatan
Fatih Akyel
Feyyaz Uçar
Fikret Arıcan
Fikret Kırcan
Fuat Hüsnü Kayacan
Hakan Bayraktar
Hasan Kamil Sporel
Halit Deringör
İsmet Uluğ
Kemalettin Şentürk
Lefter Küçükandonyadis
Murat Hacıoğlu
Murat Şahin
Müjdat Yetkiner
Naci Bastoncu
Naci Erdem
Ogün Altıparmak
Oğuz Çetin
Oğuz Dağlaroğlu
Refik Osman Top
Rıdvan Dilmen
Rüştü Reçber
Sabih Arca
Sabri Kiraz
Selçuk Yula
Selahattin Torkal
Serhat Akın
Şenol Birol
Şenol Çorlu
Şeref Has
Şeref Kazıklı
Şükrü Ersoy
Şükrü Saracoğlu
Tanju Çolak
Topuz Hikmet
Turhan Sofuoğlu
Yılmaz Şen
Zafer Biryol
Zeki Rıza Sporel

Andreas Wagenhaus
Mustafa Doğan {{bayrak|Türkiye}}
Robert Enke
Toni Schumacher ;{{bayrak|Arjantin}} Arjantin
Ariel Ortega
Maradona ;{{bayrak|Arnavutluk}} Arnavutluk
Fadil Vokrri ;{{bayrak|Bosna}} Bosna-Hersek
Demir Hotiç
Elvir Baliç {{bayrak|Türkiye}}
Elvir Boliç {{bayrak|Türkiye}} ;{{bayrak|Brezilya}} Brezilya
Fabiano
Fabio Luciano
Mert Nobre {{bayrak|Türkiye}}
Gerson
mert Nobre
Alex de Souza
Simao
Sergio
Washington ;{{bayrak|Bulgaristan}} Bulgaristan
Emil Kostadinov
Ivaylo Petkov
Stanimir Stoilov ;{{bayrak|Danimarka}} Danimarka
Jes Hogh
Brian Steen Nielsen
Heynrik Nielsen ;{{bayrak|Fransa}} Fransa
Nicolas Anelka |
Samuel Johnson
Yaw Preko
Stephen Appiah ;{{bayrak|Gine}} Gine
Suleyman Oulare ;{{bayrak|Güney Afrika}} Güney Afrika
John Moshoeu ;{{bayrak|İngiltere}} İngiltere
Dalian Atkinson ;{{bayrak|İsrail}} İsrail
Haim Revivo ;{{bayrak|İsveç}} İsveç
Kennet Andersson ;{{bayrak|İsviçre}} İsviçre
Murat Yakın {{bayrak|Türkiye}} ;{{bayrak|Hırvatistan}} Hırvatistan
Milan Rapaic
Stjepan Tomas ;{{bayrak|Hollanda}} Hollanda
Pierre van Hooijdonk ;{{bayrak|Nijerya}} Nijerya
Uche Okechukwu {{bayrak|Türkiye}}
Jay-Jay Okocha {{bayrak|Türkiye}} ;{{bayrak|Polonya}} Polonya
Czessiaw Jakolcewicz
Piotr Soczynski ;{{bayrak|Portekiz}} Portekiz
Dimas Teixeira | ;{{bayrak|Romanya}} Romanya
Viorel Moldovan
Sabin İlie
İlie Datcu
İon Nunweiller
Mircea Sasu ;{{bayrak|Rusya}} Rusya
Vladimir Beschastnykh
İvan Vischnewski ;{{bayrak|Sırbistan Karadağ}} Sırbistan Karadağ
Radomir Antiç
Nikola Lazetiç
Zoran Mirkoviç
Miroslav Steviç
Misko Mirkoviç ;{{bayrak|Slovenya}} Slovenya
Dzoni Novak ;{{bayrak|Ukrayna}} Ukrayna
Serhiy Rebrov ;{{bayrak|Yugoslavya}} Yugoslavya
Asım Ferhatoviç
Dusan Pesiç
Fahruddin Zeynelovic
İbrahim Begoviç
Lazar Memiçç
Miroslav Tanjga
Radmilo İvançeviç
Radomir Antiç
Srebrenko Repçiç
Stevano Ostojiç
Suat Karaliç
Vasille Radoviç
Zvan Lukovcan |}
« Son Düzenleme: 19 Temmuz 2007, 04:32:27 Gönderen: caglayan » Logged
------Üye Bilgileri escape

Gönüllü Üye
*

rep: 303
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Üye ID: 221

Kayıt tarihi 04 Ocak 2007, 00:00:00

Nerden: Başkent
Yaş: 28
Mesaj Sayısı: 30,020

BEKLENEN GÜN GELECEKSE; ÇEKİLEN ÇİLE KUTSALDIR!


6 Mesajına Toplam
8 Kere Teşekkür Edildi

3 Mesajına Toplam
3 Kere Karma Verildi

WWW
Durumum:

« Yanıtla #9 : 26 Ağustos 2007, 23:29:10 »

FENERBAHÇENİN KURULUŞ VE GELİŞMESİ

1895 yilinda Modada oturan Ingilizlerin modern futbolu oynamayabaslamalari Fenerbahce Spor Kulubunun kurulmasinin ilk adimlariydi.

Deniz ogrencisi Fuat Husnu Kayacanin 1899 yilinda Fenerbahce stadininbulundugu cayirda mesin yuvarlaga yaptigi vuruslar sirasindaarkadaslari Resat Denyal, Mehmet Ali ile dile getirdikleri "Ah bizdebit futbol takimi kurup oynayabilsek" ozlemi Turk gencleri arasindaBlack Stocking FC kurulmasina sebep olmus.Fakat kulup monarsi rejimininengellenmsini onlemek amaciyla hemen dagitilmis.

Bir kac gencinde katilimiyla ayni isimler 1902 senesinde bu kez KadikoyFutbol Kulubu adi altinda toplandilar.Ancak daha sert hafiye baskini bugirisimi de engellemis.

1907 bir bahar gununde gene bir mac donusu Ziya, Ayetullah ve Necipevlerinde cay icerlerken sonmeyen ideallerini bir kez daha basarmayayonelirler.Monarsi rejimi artik gevsemis ve bu girisim bu kez tutunmusve FENERBAHCE FUTBOL KULUBU bir daha kapatilmamak uzere kurulmus.

Fenerbahce Futbol Kulubunun ilk yonetim kurulu soyledir ; Ziya beyBaskan, Ayetullah bey Genel Sekreter ve Necip beyde Genel Kaptan veVeznedardir.

Tabii kurulus yillari kolay olmamis zaman zaman futbolcu bulmaktazorlanmiz ve bir cok defa gemilerden odunc futbolcu alarak ligdekimucadelesini surdurebilmis.1909 yilinda klubun adi Fenerbahçe SporKulubu olarak degisimis renkleride Sari-Beyazdan bugunku rengiSari-Laciverete cevrilmis.1909-1911 yillari Fenerbahçemiz icin cok zorgecmis bir ara dagilma noktasina bile gelmis ancak Elkatipzade Mustafaadli uye kulubu kurtaran adam olmus.Lokali dahi olmayan klubuntakimlari cok kotu durumdayken St.Joseph, Robert College ve Kadikoynumune Mektebinden topladigi genc futbolcularla Kulubun genc takimlarikurmus bir nevi alt yapisini olusturmus.Bu atilim basarisiz gecen 2yilin ardindan Fenerbahceye hic yenilmeden ilk Sampiyonlugunu getirmis.

Bu sampiyonluk Fenerbahceye yasama gucu asilamis ve kulup Altiyolagzinda 2 odali bir lokale kavusmus.Balkan savasi nedeni ile yapilmayan1912-1913 lig maclarindan sonra ust uste ve yenilmeden kazanilan 2sampiyonluk Fenerbahce camiasi olusturmaya baslamis.Fenerbahcemiz aynizamanda 1914 senesinde tertiplenen Genc takimlar sampiyonlugunudakazanmis ve 10 yil icinde en cok sampiyonluk kazanmis takim olmaunvanini alarak Ingilizler tarafindan verilen tarihsel sildide almayahak kazanmis.

FENERBAHÇENİN GELİŞMESİ VE IŞGAL YILLARI

KUSDILI LOKALI

Fenerbahcemiz artik buyumeye baslamis kitleleri arkasindan suruklemeyebasladigi yillarda artik Altiyolagzindaki 2 odali baraka kucuk gelmeyebaslamis.20 Mart 1914 de gorkemli bir torenle Kusdilinde, derekenarinda genis bahceli cok sirin 2 katli buyuk koske gecilmis.

Fenerbahcemiz bu Kusdili lokalinde 5 Haziran 1932 tarihinde cikan biryangina kadar barinmis.Buyuk sohret ve sevgiyi bu lokaldekazanmisiz.Hatta Ulu onder Mustafa Kemal Ataturk un 5 Mayis 1918 dekitarihsel ziyaret ve takdirlerine bu guzel lokalde ulasmis ve nihayetkurtulus savasina silah ve insan kacirdigi ve isgalci guclere dusmancadavranislarda bulundugu suclamalariyla sungu takmis bir Ingiliz birligitarafindan bu lokalde iken bir sure kapatilip Baskani Sabri (Toprak)Bey Malta adasina surulmus.

Sn Dr.Rustu daglaroglu Kusdili lokali icin aynen su sozleri sarfetmis"Fenerbahcenin KUSDILI LOKALI spor tarihimizde ornegi olmayan cokzengin hareketli bir spor sitesini huviyetini tasimistir".Zamaninyonetim kurulu baskani Sn Dr. Hamit Hüsnü Kayacan sanli Fenerbahcemizeilk tesisleri kazandiran kisi olmus ve tesis atagina once birkayikhane, bir beton paten sahasi hemen yanina 2 tenis kortu yapilmis,buyuk salona da ring, gures minderi konup aletli jimnastik gerecleriylebir spor sitesi yaratilarak burada gunun her saatinde canlifaaliyetlere baslanmis.Bu lokal dar bir alanda 20 yi asan spor dalinahizmet vermeye calismismasi gunumuze kadar sadece Fenerbahce sporklubunun Kusdili lokalinde 1918-1932 yillarinda gorulmus.

ISGAL YILLARI

30 Ekim 1918 den 2 Ekim 1923 e kadar suren 5 yil suren isgal yillari odonemlerde yasanan en buyuk aciydi.Fenerbahcemiz basta futbolculariyla,uyeleriyle, tum yurttaslarimiza isik tutmus ve bir umut isigiolmuslar.Dusman takimlariyla yaptigi 50 futbol macinda en gucluIngilizleri her yenisinde, acilar ve intikam duygulari icinde kivrananTurk ulusuna umit ve teselli kaynagi olmus ve her defasinda yurektenkutlanmisiz. 5 as futbolcumuzu Sakarya savasina gondermis olmamizaragmen her gecen gun iddialarini artiran dusman takimlarini yenmeyisurdurmusuz. Baskanimiz Sabri Beyi Maltaya surmeleri bile milligorevini engellemek bir yana daha yuksek azimle surdurmeye nedenolmus.Lozandaki sulh heyetimize bile gurur verip destek olan ve heyetbaskanina;

"HEPINIZI MESERRETLE TEBRIK EDER , GOZLERINIZDE OPERIM"

kutlama mesajini gonderen General Harrington, kendi adina duzenlenenkupayi bile almasi ulusumuza armagan ettigi sayisiz mutlu ve anlamlianilar arasindadir..Iste Fenerbaheceyi Fenerbahce yapan aslinda buolaylar.Hep lider olmusuz hep umut sacan takim olmusuz ozgurluklerikisitlanan Turk ulusuna hep umit vermisiz.Inanin bu satirlari okurkentuylerim diken diken oldu, ve bir kez daha gurur duydum Fenerbahceliolmakla.

FENERBAHÇENİN BÜYÜMESİ VE BAŞARILARI

GOL YEMEYEN TAKIM

Istanbul liginin 1922-23 sampiyonlugunu yenilmeden ve gol yemeden 58-0gibi dunya futbolunda esi olmayan skorla kazanan Fenerbahce takimi daiste bu donemin tumuyle yuksek okul mezunu veya ogrencilerinden olusano unlu 11 soyleymis;

Sekip Kulaksizoglu-Kamil Sporel (K), Cafer Cagatay-Kadri Goktulga,Ismet Ulug, Fahir Yenicay-Sabih Arca, Alaaddin Baydar, Zeki Sporel,Omer Tanyeri ve Bedri Gursoy

Iste bu mithis 11 Fenerbahcemizin yurt icinde sevilmesi artik iyicesaglamis aldigi tarihi basarilar sanli kulubumuzun temellerininsaglamlasmasinda buyuk katkilari olmus.Bugunku Fenerbahce onlarinsakatim, hastayim demeden sahalara firlayip hem dusman hem yerlirakipler karsisinda basaridan basariya kosmus bu yuksek kulturluabilerimizin eseri ve bizlere armagani olmus.O zamanlar bu kadrosenelerce konusulmus ve her turlu ovguye layik gorulmus.

O sene basarilarimizin bazilari soyleymis;

-26 Ekim 1923 de Romanyaya karsi oynayan ilk Ay-Yildizlli takima tam 7 futbolcu vermisiz,

-Ilk katildigimiz 1924 Paris Olimpiyatlarinda mucadele eden 11 in 6 Fenerbahceliymis,

-Tek gol dahi yemeden 58-0 gibi dunya tarihinde inanilmaza ve bir ilk daha imza atmisiz.

Bu coskulu sevgi o kadar buyukmus ki 5 Haziran 1932 Kusdili lokalimizyaninca sevenlerimiz cok uzulmus klubumuze yardima kosanlarin basindaulu onderimiz Buyuk Ataturku gorunce teselli bulmusuz.Katibi umumin***** Hasan Riza imzali"Fenerbahce Spor Klubu Idare heyetine" hitabengelen telgrafda su kelimeler yer almis;

"YENI KLUP BINASI INSASINA YARDIM OLMAK UZERE, REISI CUMHURHAZRETLERININ EMIRLERI VE IS BANKASI ILE HEYETI IDARE N***** 500 LIRAGONDERILMISTIR.ALINDIGINI ISAR BUYURULMASINI RICA ILE HURMETLERIMITAKDIR EDERIM."

Telgrafin gercek anlam ve degeri (Bugunku tarih ile 70 Resat altini)dgilmis tabiiki.Gercek ve paha bicilmez deger, Buyuk OnderimizAtaturkun Fenerbahcemize olan sevgisiymis hic kuskusuz.

Rusen Esref Unaydin dan dinlenen bir ani ATA mizin Fenerbahce klubune besledigi ozel sevginin derecesini gostermey yetiyor;

10 Agustos 1928 cuma aksami Buyuk Onder 5 ziyaretcisiyle Dolmabahcesarayindadir.Bunlardan klup baskani Necmettin Sadak, Rusen Esref veMustafa Necati olarak 3 u Galatasarayli, Sabri Toprak ve Vasif Cinarolarak 2 side Fenerbahcelidir.Buyuk kurtarici o gun ezeli rakiplerinyaptiklari mac sonucunun 3-3 oldugunu sorup ogrendikten sonra;

-Oyle mi ?! Zaten bizde burada 3 e 3 beraberiz, BENDE FENERBAHCELIYIMdemis ve kendini Sabri Toprak ve Vasif Cinar ile isaretlemis.

Ataturk her firsatta Fenerbahceye olan manevi desteginisurdurmus.Yangin dumanlarinin tuttugu 1932/1933 sezonunda 4 kategoridesampiyon olmus o felaketi geciren o degilmis gibi basarilarimizisurdurmusuz.

1.TURKIYE LIGLERININ BASLANGICI

1959 TURKIYE LIGI VE FENERBAHCENIN ILK SAMPIYONLUGU

21 Subat 1959 da baslayan deplasmanli Turkiye liginin ilk yilsampiyonasi 16 klup arasinda 2 devreli ancak zaman azligi Beyaz veKirmizi adli 2 grup halinde tertiplanmis. Grup birincileri 2 finalmaciyla sampiyonu tayin etmis Beyaz grupta : Fenerbahce, Istanbulspor,Besiktas, Beykoz, Ankaragucu, Hacettepe, Altay ve Izmirspor mucadeleetmis Kirmizi grupta ise: Galatasaray, Karagumruk, Adalet, Vefa, AnkaraDemirspor, G.Birligi, Karsiyaka ve Goztepe mucadele etmis.

Fenerbahcemiz 12 Galibiyet ve 2 beraberlik alip 26 puanla, namaglupgrup birincisi olmus attigimiz 29 gole karsin kalemizde sadece 7 golyemisiz. Kirmizi grupta 20 puan alarak birinci olan Galatasaray ilefinali 10 ve 14 Haziran 1959 da oynamisiz.

Ignas Molnarin yonetmindeki Fenerbahce herkes tarafindan favorigosterilmis. 18.016 biletli seyircinin odedigi 237.000 lira doneminhasilat rekoru olarak tarihe gecmis. Son 54 macinda yenilgi yuzugormeyen Fenerbahce ilk Profesyonel ligi finalinde Galatasaraya, coksert gecen bir karsilasma sonucunda Metin Oktayin golu ile 1-0 maglupolmus. Basinda son yillarin en sert maci olarak gundeme gelmis, faulsuzfutbolu ile bilinen Metin Oktayin 13.dakikada Ozcan Arkoca salladigikasti tekme sonucu Yugoslav hakem Markovic Metin Oktay'i ihrac etmetesebusunde bulunmussada bu hareketi sahaya giren Galatasarayliyoneticiler tarafindan onlenmis. Aglari yirtan gol olarak bilinen MetinOktayin golu ise aylarca bakim gormeyen curuk aglar sayesinde konuedilmis oldugu Sn.Dr. Rustu Daglaroglu tarafindan kitapta ozelliklebelirtilmis.

Finalin ikinci ayagi 14 Haziran 1959 da Inonu stadinda, yine rekorolarak tarihe gecen 26.533 biletli seyircinin 355.866 lira odedigimacta oynanmis. Fenerbahce dort gun once asiri sertlige goz yumdugu veetki altinda kalarak kararlari degistirerek maci cigrindan cikardiginiiddia ederek hakemin degismesini istemis, bu istek Federasyontarafindan kabul gormus maca Italyan hakem Francesca Liveraniyi atamis.

Maca ; Ozcan-Saracettin,Basri,Naci(K)-Osman,Avni,Lefter,Seref,Yuksel-Can ve Niyazi onbiri ile maca baslamis.Bastan sonaustun bir futbol sergileyerek maci 9, 44, 70, 72. dakikalarda Yuksel,Naci, Mustafa ve Serefin golleri ile 4-0 kazanarak rakibini surklaseederek ilk Turkiye 1. ligi sampiyonlugunu ilan etmis. 160. ezelirekabet macinda rakibini farkli yenen Fenerbahce kupasini federasyonbaskani Faik Gokaydan almis ve sampiyonluk turu atmis.

1959-60 Turkiye 1.Ligi;

Turkiye liglerinin ikincisi 16 Agustos 1959 carsamba gunu baslamis.Ilkmacimizda Ferikoyu 2-1 yenmisiz. 38 macda Seref 36 macda formabasarisini gostermis. Atilan 88 golun 17 sini Lefter kaydederkenkalemizde 17 gol gormus ve ligi 60 puanla Besiktasin ardindan 2.olmusuz. 3.lugu ise 58 puan alan Galatasaray almis.

Ilk kez katildigimiz Avrupa Sampiyon klupleri kupasin ilk turdaMacaristan sampiyonu Csepeli Budapeste'de elemis, 2.turda Fransasampiyonunu Paris-Soir gazetesine ozel baski yaptiran 2-1 lik sonuclaelemisiz. 3.Turda ise elenmisiz. Ligde sampiyonlugu kaybetmemizinsebepleri arasinda; Primi azaltmak, kamplarinin kaldirilimasi, ve bukararlara itiraz eden Genel Kaptan Ismet Ulug'un istifasi daha sonraMolnar'in istifaya zorlanarak istifa etmesi gosterilmis.

TARIH TEKERRURDEN IBARET

1960/1961 sezonu;

Fenerbahcemiz 38 macta aldigi 26 galibiyet, 9 beraberlik, 3 maglubiyetekarsin yedigi 29 gole 81 golle karsilik vererek 61 puanla sampiyonolmus.Galatasaray 60 puanla 2., Besiktas ise 55 puanla 3.olmus.Attigimiz 81 golun 17 sinde Lefterin, 15 indede Yukselin imzasivarmis.

Ancak burda cok ilginc olan konularin cogunun hala gecerli olmasi:

Son yillarda yasanan Fenerbahce-Federasyon cekismesi 60/61 sezonunda dacok sert bir sekilde cereyan etmis.27 Mayis ihtilali ruzgarlarininestigi donemde federasyon ve kurullari degismis istifa eden Federasyonbaskani yerine Muhterem Ozyurt federasyonu kurulmus.Yonetimde bulunan,ayni zamanda MHK baskani Sulhi Garan, Halim Corbali, Mustafa Cakar gibiisimler o donemlerde Fenerbahce antipazani olarak bilinirmis.

MHK baskani Sulhi Garanin Fenerbahce dusmanligi hemen etkisinigostermis, bir macta o yillarda en centilmen futbolcu unvanini bir kackez ustuste kazanan Yuksel ve Hilmi dusmanca tutuma dayanamamis vehakeme "Siz turk futbolunun katillerisiniz" diye bagirmalari sonucu 15er gun ceza almislar.MHK ve Federasyonun Fenerbahceye karsi olandusmanca tutumu her gecen hafta artmasina karsin Fenerbahcemiz devreyiGalatasarayin 1 puan arkasinda 2. bitirmis.

2. yarida yaris tamamen Fenerbahce-Galatasaray cekismesi icinde surmus,27. haftada Adana Demirsporu 5-0 lik skorla gecmis, 28. haftadakarsilasacagimiz Genclerbirligi baskani ve Genel Kaptani maca 24 saatkala basina su aciklamayi yapmis "Yenilirsek yakama 1 ay Fenerbahcerozeti takarim"(Bugun bu demec verilse acaba ne olur ?!?). Bu demectansiyonu cok yukseltmis. Tiklim tiklim tribunler onunde oyanan macin82. dakikasi Genclerbirliginin 3-2 ustunlugu ile gecilmis.83.dakikadayukselin nizami beraberlik golu orta hakemin vermesine ragmen yan hakemOrhan Gonul bayragini israrla kaldirmis ve golun uzerinden 2 dakikagectikten sonra iptal edilmesini saglamis. Orta Hakem Muzaffer Sarvan(Oguz Sarvanin babasi) ile futbolcularimiz arasinda kisa bir tartismayasanmis ve olay tam yatistirilacakken bir Deniz kurmayi sivil hakemsahaya girerek Seref ve Hilminin bogazina sarilmis ve "Ben Albayim atinbu edepsizleri disari" diyerek herhalde dunyada esine rastlanmayan birolaya sebebiyet vermis.

Daha sonra mac tekrar baslamis ve 86. dakikada Serefin golu ile mac 3-3beraber olmus ancak ayni yan hakem tekrar bayragini israrla kaldirmasihayretle karsilanmis ancak orta hakemin yan hakemin kararina uymayarakgolu vermesi sonucu mac 3-3 bitmis. Yan hakemin yanli tutumu seyirciyigaleyana getirmis o yillarda cok *** gorulen bir pet sise sahayaatilmis.Bu konu iyice abartilmis MHK baskani Sulhi Garan ertsei gunsolugu sikiyonetim komutani Cemal Turanin yaninda almis veFenerbahcemizi sikayet ederek tehditle bulunmus "eger Fenerbahceye cezaverilmez ise maclara hakemlerimizi cikartmayacagiz".Komutan bununuzerine Rustu Daglaroglu, Faruk Ilgaz eve Fikret Kircani komutanligacagirtmis ve gorevli albay tarafindan aynen su sozler soylenmis"Siz veklubunuz cok tehlikeli yoldasiniz. Pazar gunku spor ve kamudisipliniyle asla bagdasmaz olay ve tecavuzlerden sonra bu gidisekesinlikle son vermek icin sert tedbirler almak uzere idik, dua edinkisayin Korgeneral dun gece bu isi sivile havale etti. Fakat bir sartlasuclular cuma gunune kadar mutlaka cezalandirilacak aksi halde butunspor faaliyetlerinizi 11 Marttan itibaren yasaklayacagimiz gibiklubunuzu ve sizleri tecziye edecegiz. Kamuoyunda zaten sevilmeyenFenerbahce klubu, bu yasaklarada sebep olunca cok daha agir bir nefretve sorumlulugun baskisi altinda ezilecek uygulayacagimiz cezayontemleriyle mutlaka yikilacaktir. Komutanlik bu konuda kesinkararlidir. Bunu boyle bilin !!!"

Rustu Daglaroglu bu konusmadan sonra soze baslamis ve sunlari soylemis"Fenerbahce 40 yil oncede suclanmis ve kapatilmak istenmis ancak osuclamalar bugunkuler gibi iftira degil gercektiler.Fenerbahce klubukurtulus savasina silah ve personel sevki ve isgal kuvvetlerinededusmanca tutumdan suclu idi.Kapatmak icin bahcesinde silah catanlardasungu takmis ingiliz birligi idi.Ancak hic bir baski Fenerbahceyiengelleyememis ve milli gorevini daha buyuk azimlesurdurmustu.Fenerbahce Dusman ordulari komutan Harringtonun giristigive basaramadigi bir davranisin 40 yil sonra sizlerce tekrarlanacaginainanmaz, kaldiki ulu Atamiz basta olmak uzere ulusumuzun enginsevgisini kazanmis ve mert ve millyetci bir klubumuzdur.Dun bunu birkez daha ispat ettik.Sahaya atilan pet sisenin sorumlusu Fenerbahceklubu degil ehliyetsiz ellerde olan spor teskilatidir.Sozlerime inaninve gorusunuzu gonul rahatligi ile duzeltin"

Bu konusma uzerine komutanlik anlayis gostermis ve konunun ustundefazla durmamis. Ancak Federasyon hincini alamamis ve Genelsekreterimizi, hocamizi ve 6 futbolcumuzu Merkez ceza kuruluna sevketmis.Bu keyfi tutumu klup bir deklerasyon yayinlayarak siddetle karsicikmis. Deklarasyondaki bazi cumleler soyle " Fenerbahce Spor KlubuTurkiyede ve yurt disinda sahip oldugu sevgi ve sohreti yarim asirdirgosterdigi sportmence tutuma borcludur.Klubumuz tum haksizliklararagmen mucadelesini surdurerek ve Fenerbahce ruh ve azminin ne oldugunuspor umumi efkarina gosterectir. Tarih ve mazimiz bunu bize emrediyor !!

Fenerbahce Atinada iken ceza kurulu cezalari aciklamis buna gore Seref,Lefter, Hilmi birer ; Yuksek ile Kadir 2 ser; Kaptan Nacide 3 ay ileayrica Teknik direktor Szekely 1 ay ve Genel sekreter Faruk Ilgazda 6ay ile cezalandirilmis. Kamuoyunda bu cezalar cok buyuk tepki gormusolayli macin hakemi Muzaffer Sarvanin aciklamalariyla cezalarin birtertip oldugu ortaya cikmis. Sarvan aciklamasinda aynen su ifadelereyer vermis " - Federasyon MHK nin etkisi altindadir - Hic birFenerbahceli bana hakaret veya tecavuz etmedi - Cezalara uzuldugum vehaksiz buldugum icin raporlarin tekrar tetkik edilmesini istedimTeskilat mensuplari bu olaylari fazla karistirma demis hatta dahadaileri giderek maci neden Fenerbahce aleyhine tatil etmedin diyerek benitecziye yoluna gittiler - Bu sartlar degismedikce hakemligi birakmayakararliyim.

Fenerbahce bu cezalara karsi yaptigi aciklamada MHK nin bu tutumunu"Turk sporu icin kara bir kara leke" olarak degelendirmis.Cezalifutbolcularindan yoksun ciktigi macta Istanbulsporu 6-2 lik gibi birskorla bozguna ugratmisiz.2.yarida tek bir maglubiyet almis vesampiyonlugumuzu 2. kez kutlamisiz.

İlk Kez Bir Turk Futbolcusu Avrupaya Transfer Oluyor

1961/62 Sezonu;

4. kez duzenlenen Turkiye 1. Ligi sampiyonasi 20 klubun katilimiyla 26Agustos 1961 de baslamis.Fenerbahcemiz sezonu antrenor Szekely ile 27Temmuz baslamis.61/62 sezonunu 4-3 luk Kasimpasa galibiyeti ile acmis,son mac olan 38. haftadada Besiktasa 2-0 yenilerek ligi 53 puanlabitirmis.Ilk kez sampiyon olan Galatasaray 57 puan ile sampiyon,Besiktas ise 48 puanla 3. olmus.O sezon en cok formayi 32 macla SerefHas giymis takimdaki gol krali ise 14 golle Lefterolmus.Fenerbahcemizin rakip filelere gonderdigi 64 gol o zamanlarinrekoru olmus.

O senenin kusku yokki en buyuk gurur kaynagimiz efsane futbolcumuz CanBartunun Italyaya giden ilk turk futbolcusu olmasi idi.Fenerbahcemizinyildiz futbolcusu Can Bartunun Fiorentinaya transfer olmasi Turkiyedebuyuk yanki ve sevinc uyandirmis.Turk futbol tarihinin o zamanki rekoruolan 50.000 dolara Italyaya giden Can Bartunun transferindenFenerbahcenin cebine 17.000 dolar kalmis.Transferde araci olan antrenorSzekely, daha sonra komisyon aldigi soylentileri ayyuka cikmis veSerefide Ispanyaya pazarlamaya calismasi ve bu transferdede komisyondedikodusu neticesi antrenorun isine son verilmis.

Goreve getirilen Necdet Erdem yonetimindeki Fenerbahce asfutbolcusundan yoksun liglere devam etmis.Kalecimiz Ozcanin Ordu ichizmet talimatnamesi sebebiyle Ozcandan yararlanamamis, yedek olanSukru Ersoyun 17. hafta cok agir bir sekilde sakatlanmasi sebebiyleyolumuza genc takim kalecileri ile devam etmisiz.Yoneticilerimizinsezon basinda kaleci transfer etmemesi sonucu genc takim kalecinintecrubesizligi sebebiyle cok puan kaybetmemiz sampiyonluga mal olmus.

1962/63 sezonu;

Fenerbahce, Federasyonun ligdeki takim sayisini 22 ye cikarmasiylabaslayan 1962/63 sezonunun 1 Agustosda Yugoslav Milko Kokotovic ileacmis.Transferlerde firtinalar koparan Fenerbahcemiz, birakin transferyapmayi elindeki yildiz futbolculari rakiplerimize kaptirmis.KalecimizOzcan Arkoc Besiktasa ve Kadri Aytac da buyuk bir gafletle Galatasarayakaptirilmis.Bunun uzerine Fenerbahce Karagumrukden Hazim Cantez(kendisi su an Altyapinin Fikirtepe tesislerinde mudurdur)ve AliFilibeli ile Istanbulspordan Tuncay Beceneki (kendisi su an Fenerbahcefutbol vakfinin genel mudurudur) transfer etmis.Nedim Gunari Vefadangeri alarak maclarimiza baslamisiz.

Ilk iki macimiz Ankarada birer gun arayla oynamaya mecbur birakilmis vebu maclarda 3 puan kaybetmisiz.Sezonu ise 22 macin 10 unu galibiyet, 6yenilgi ve 6 beraberlik ile attigimiz 31 gole karsin kalemizde 19 golgorerek bu maclardada sadece 26 puan toplayarak 3. olmusuz.Galatasaray35 puanla 2. kez sampiyon Besiktasda 34 puan ile 2. olmus.

1963/64 Sezonu;

Gecen sezon Besiktasa kaptirilan Ozcan Arkoc meselesi unutulmamismisilleme olarakda Besiktasin yildiz futbolculari Senol Birol ile BirolPekel sansasyon getirecek sekilde transfer edilmis.Bununala yetinmeyenFenerbahcemiz transfer bombalarina Karagumrukten Aydin Yelken,Kasimpasadan Ihsan Okcuoglu ve Karsiyakadan sag acik Ogun Altiparmakkirik ayagi alcida iken transfer edilmis.

Sezona 10.000 kisinin izledigi antreman ile baslayan Fenerbahcemiz ilkmacinda Beyoglunu 2-0 yenmis, ligin son macinda ise Altayi Izmirde 3-0yenerek 3. sampiyonluguna ulasmis.34 macta 21 galibiyet, 11 Beraberlikve 2 maglubiyet almisiz.Yaptigi rekor 690.000 liralik transfer ilebutun dikkatleri ustune ceken Fenerbahcemize sevgi ve saygi cogalmis vesuphesiz Turkiyenin en populer takimi olmusuz.

Tarihi Final maci;

Son macta Izmirde Altay ile oynanmis.Butun umidini bu maca baglayanBesiktas butun imkanlarini seferber etmis.Adam basi 2.500 lira tesvikprimi ve Istanbul Hilton otelinde 3 gun misafir vaadi yillarcadillerden dusmemis.Altay yabanci hakeme para vermem demesi uzerinebutun masraflar Fenerbahce tarafindan karsilanmis.Altay baskani butunIzmiri Fenerbahceye karsi guc birligi olmasi yonunde cagri yapmis.

Lefter, Ogun, Selim, Mikro Mustafa ve Ozer gibi as futbolcularindanyoksun cikmisiz maca.31 Mayis 1964 aksami tarihi maca tanik olanAlsancak stadindaki taraftarlar Fenerbahcenin inanilmaz futboluna sapkacikartmis, 3-0 galibiyete limandaki donanmada tiz duduklerle uzun uzunselamlamis.Federasyon baskani Muhterem Ozyurtun verdigi sampiyonlukkupasi Fenerbahceli Seref Hasin elinde yukselirken Isvicreli hakemAlbert Ginard "Ben hayatimda boyle muhtesem bir mac gormedim" diyordu.

O Gunku Gazetelerden Bazilari;

Hurriyet : Milyonluk forvet gorevini yapti. Cumhuriyet : Altayin lafkalabaligina Fenerbahcenin cevabi cok sert oldu. Tercuman : BirolFenerbahcenin olusu bile sampiyon oldu derken bu soz manali idi ziraFenerbahce bir cok sanssiz bir sezon icerisinde bir ara Besiktasin 4puan gerisine dusmustu.

Besiktas Klubunun Fenerbahceye yolladigi "Milli lig sampiyonlugunuzu ensamimi hislerimizle tebrik ederiz" mesaji o yilin sportmenlik vecentilmenlik anisi olarak tarihe gecmis.

FENERBAHCE ARTIK 1.TURKIYE LIGLERININ TEK HAKIMI

4.Sampiyonluk kazaniliyor

1964-65 sezonun sampiyonu 4. kez Fenerbahce.Oynadigimiz 30 macin 18 inigalibiyet ile, 11 nde berabere kalmis ve sadece tek bir maglubiyetalmisiz, attigimiz 52 gole karsin kalemizde 13 gol gormusuz.47 puanalarak sampiyon olmus, bizi 41 puanla Besiktas, 39 puan ile Galatasarayizlemis.

Sezone Ingiliz Oscar Hold yonetiminde, Izmirspora verdigimiz TuncayBecedek ve Vefaya verdigimiz Guray karsin Ankara PTT den Ziya Sengul veSukru Birandi almisiz.Ilk yariyi Besiktasin 2 puan onunde bitirmemizeragmen ikinci yarida 6 macta 7 puan kaybetmisiz.Bunun uzerine YonetimKurulu kotu gidise mudahale etmis, ve sikayet konusu olan agircalismalar hafifletilmis, takim maclardan once Moda Palasda kampaalinmis ve maca cikacak takim kadrosu Hold tarafindan Yonetim kurulunagetirilmis.Bu onlemler olumlu sonuc vermis ve takim yeniden liderligeyukselmis.Sondan bir evvelki macta rakibimiz Hacettepeyi 2-0 yenmis veBesiktasa 4 puan fark atinca Sampiyonlugu garantilemis ve bir sene onceIzmir seyircisi icin atilan Sampiyonluk turu bu kezde Ankara seyircisiatilmis.

Milliyet gazetesi yazari Kahraman Bapcum kosesinde su kayda degeryazilara yer vermis ; Ve Bitti... Gozyasi ve Ter...Sevinc ve Heyecan...Hersey bardaktan bosanircasina yagdi v gecti....Sahaya "SAMPIYON"sifatini tasiyarak cikmis bir takim, sanki her sey bu maca bagli imisgibi mucadele etmisti.Ve biz ilk kez karsimizda zaferle devlesmisinsanlar degil de, insanca carpismayi hedef saymis devler seyrediyorgibi idik. Oylesine mutevazi, oylesine tribundeki insanlardan biriimiscesine, oylesine icten ve simarikliliktan uzaktiki Fenerbahceonbiri ...Galiba asil sampiyonlukda bu idi...

1965/66 Sezonu;

1965/66 sezonu Fenerbahce icin cok sikintili gecmis ve basarisiz birsezonu 32 puan ile ancak 4. bitirmisiz. O sene sampiyonlugu 48 puanlaBesiktas kazanmis, Galatasaray 42 puanla 2., Genclerbirligi ise 38puanla 3. olmus. Besiktasli milli futbolcu Sukru Gulesin o gunlerdeFenerbahce sevgisi yazlikli yazisi cok enteresandir ;

"Bizim zamanimizda Fenerbahcenin taraftarlari hem Galatasaraydan hemdeBesiktan fazla idi.Uzun yillar kaldigim Italyadan donusumde SariLacivertli renklere gonul verenlerin eskisiyle olculemeyecek kadarcogaldigini gordum.Bu acaip sevgi parti kursalar Fenerbahce iktidaragelir, Cin milleti gibi seneden seneye uruyorlar sloganlarininsebebiymis meger.O ne ugultu idi dun aksam neticede Slavia ile bir ozelkarsilasma idi ama dedikya seviyordu taraftar Fenerbahcesini "

1966/67 Sezonu;

Bu sezonda Besiktas 45 puanla sampiyon olmus, Fenerbahce 43 puanla 2.,Galatasarayda 41 puanla 3. olmus. Sezona antrenor Abdullah Gegic ilebaslanimis.Transferde Istanbulspordan Yilmaz Sen, G.BirligindenAbdullah Cevrim, altyapıdan Numan ve Yugoslav kaleci Radoviç ve forvetLemiç alinmis. Basarisiz kabul edilen sezonun faturasi, yetersizkaldigi one surulen Abdullah Gegic ve getirdigi iki Yugoslav futbolcuyakesilmis. Hasilat dagitiminda haksizliga ugradigini one surerek bukonuda Federasyon ile zaman zaman catisma icine giren Fenerbahce buiddiasini ancak 1969/70 sezonunda kabul ettirebilmis ve halen bugungecerli olan ev sahibi tum hasilati alir uygulamasina gecilmis.

5.Sampiyonluk kazaniliyor

Fenerbahce icin inanilmaz bir sezon olmus 1967/68 sezonu. Sezon kumedusen Istanbulspor, Karsiyaka ve Izmirsporun yerlerine ikinci ligdenBursaspor, Mersin I.Yurdu ve Sekersporun katilimiyla 10 Eylul 1967 debaslamis. Teknik Direktorluge 3.kez Ignas Molnar getirilmis. GonderilenRadovic, Lemic, Ali Ihsan ve Canan'in yerine PTT den Yavuz Simsek,Ferikoy'den Fuat Saner ve Laziodan donen Can Bartu alinmis.

Ilk macta Ferikoy 3-0 yenmis ve son macta Sekerspor ile beraberekalmisiz. Mac trafiginin cok yogun oldugu bu sezonda cok onemlisakatliklar olmus takimizda. As futbolcularimizdan Can Bartu Ocakayinda, Seref ve Ozer ise Subat ayinda meniskus ameliyati olmus. 3 asoyuncumuzdan yoksun kadro ile 3 Mart 1968'de 42.000 seyircinin izledigimacta Galatasaray'i 3-0 gibi cok farkli bir sonucla maglup etmisiz.9.dakikada Ogun Altiparmak, 35.dakikada Yasar ve 56.dakikada AbdullahCevrimin golleri ile yendigimiz macin 70 dakikasinda Metin OktayYilmaza kasti tekme atarak kirmizi kartla oyundan atilmis.

32 haftalik maratonda Fenerbahcemiz sampiyonlugunu 29 haftada AnkaradaHacettepeyi 3-0 yenerek, en yakin takipcisi Besiktasin 7 puan onundebitirerek ilan etmis.Besiktas 42 puanla 2.Galatasaray ise 36 puanla 3.olmus.Sampiyonluk turlarini 29.haftada Ankarada, 30.haftada Mersinde veson haftada Istanbulda atarak kutlayan Fenerbahce o sene 5. kez ligsampiyonlugunun yani sira; Spor-Toto kupasini, final macinda yunan AEKyi 3-1 yenerek Balkan Kupasini, Federasyon Kupasini ve Cumhurbaskanligikupasini kazanarak 5 kupayi birden muzesine goturme basarisinigostermis.Ayrica Avrupada en az gol yiyen takim unvaninida sanliFenerbahcemiz kazanmis.

Tum bu coskulu kutlamalarin Istanbul kismi cok gorkemli gecmis. Sahaya30 metre boyunda sari kumas uzerine Lacivert yazili Vefakar ve Fedakartaraftarimiza minnettariz yazisi klup ile taraftarimiz arasindaki baginne kadar guclu oldugunun en buyuk kaniti olmus her zaman.

1968/69 Sezonunun glibiyeti 6 yil aradan sonra Galatasaray topladigi 46puanla sampiyon olmus, Eskisehirspor 43 puanla 2. Besiktas 38 puanla 3.olurken bir onceki yilin 5 kupa sahibi Fenerbahce entrikalarla dolu biryili 35 puanla 4. bitirmis.

26 Temmuz 1968 gunu Kalamis koyundaki yeni antrenman tesislerininacilsinda Beden Terbiyesi Genel Muduru (Eski Galatasaray ve Milli takimkalecisi) Ulvi Yenal yaptigi konusmada "Gecen yil Milletlerarasi birkupayi ilk kez yurdumuza kazandirdiniz.Balkan sampiyonlugunuz icin sizibir kez daha kutlarim.Ve bu sene Turk futbolunun prestijini AvrupaSampiyon Klupler kupasinda kurtaracaginiza inaniyorum".

Avrupa Sampiyon Klupler kupasinda ilk turda donemin devlerinden olanManchester City ile karsilasmis ve ilk macta Ingilterede 0-0 beraberekalmisiz. Rovansinda unlu Ingiliz devini 2-1 yenerek Turkiyede odonemlerde esi benzeri olmayan bir basariya daha imza atmisiz. Odonemlerde hayali bile edilemeyen basarilari kazanan Fenerbahcemize mactayinleri konusunda en ufak iyi niyet gosterilmemis ve 2. turda Ajaxmacini lig macindan 2 gun sonra oynamak zorunda kalmisiz. 18 gunde 3deplasman 6 mac oynama zorunlulugunda birakilan Fenerbahcemiz aynizamanda oynanan Milli takimlarada 8 futbolcu vermis ve 1 ayda 8 macakadar cikan hic bir futbolcunun altindan kalkamayacagi bir temponunaltina adeta itilmis.

Bu yogun temponun altindan hic bir futbolcunun kalkamayacagi gibiFenerbahceli futbolcularda kalkamamis ve sezonu basarisiz olaraktamamlamis.

1969-70 Sezonu Fenerbahcenin 6. kez sampiyon oldugu sezon olmus.23Temmuz 1969 da Rumen Tratan Ionescu yonetminde actigimiz sezona DinamoBukresden Ilie Datcuyu ve Vefadan Zekiyi alarak girmisiz.6.sampiyonlugumuzu en yakin rakibimiz Eskisehirsporun 7 puan onundetamamlamisiz.Eskisehirspor 37 puanla 2. altay 36 puanla 3.olurkenBesiktas ve Galatasaray 30 puanla 8. ve 9. olmuslar.

Ionescunun Fenerbahce camiasinin alisik olmadigi savunma agirlikfutbolu neticesinde 30 macta sadece 6 gol yemis.Hic bir macta kalemizdeiki gol birden gormemisiz, 24 macta kalemizde hic gormemisiz. 67/68sezonu gibi Avrupada yilin en az gol yiyen takim unvanini kazanmisiz.Attigimiz 31 gole karsilik yedigimiz 6 gol hala en az gol yemerekorudur, ve bu rekorun sahibi kuskusuz Ilie Datcunundur.

FENERBAHCENIN BOCALAMA DEVRESI

Cokus devresi;

1970 li yillarin baslangici Fenerbahce icin hicde ic acici gecmiyor vebasarisizliklar ustuste geliyordu.1970/71 sezonu Rumen ConstantinTeaskanin yonetminde acmis.Futbolu birakan Can Bartu Ankaragucunetransfer olan Abdullah cevrimin yerine tarnsfer yapmamis ve yerinesezon ortasinda adece Romanyadan Mircea Sasu transfer edilmis.HasanPolat federasyonu daha once yururlukte olan yabanci hakem statusunudegistirmis yabanci hakemlere mac yonetme yasagi getirmis.

Cok olumsuz bir hazirlik donemi gecirmis ve bunun sonucunda sezonu 41puanla 2. olarak bitirmisiz.Fenerbahcemiz sampiyonlugu kouruyamaninsebeplerini siralamak gerekirse ; Yonetim borclanmadan korktugu icinhic bir transfere gerek gormemis ve Genc takimdan takviye yolunagitmis.Hatta klup yoneticilerinin surekli olarak "Bu mevsim transferyapmayacagiz .Boylece Galatasarayda yapacagi transferlerde serbestkalip rahat davranir.." sozleri Fenerbahcemizi yerinde saydirirken ,ezeli rakibimize guclu ve genis bir kadroyu ucuza kurma olnagivermis.Hic bir sezona kaderini bu yilki kadar tesadufe birakmamisiz.VeIslam Cupi bir yazisinda su satirlara yer vermis ; "Fenerbahcede birgenclik, genclestirme yutturmacasi var."

Kotu gidisat sebebiyle sezon ortasinda 3.000 dolara (27.000 lira)transfer edilen Sasu buyuk sukse yapmis ve oynadigi ilk macta 1-1 bitenkarsilasmada Galatasaraya gol atmis.Etkili oyunu sebeiyle dikkatleribir anda ustune ceken Sasu, kacip gitmeden once oynadigi 7 mactaFenerbahcenin 10 golun 4 atmis 6 sinida attirmis.Sasu kacip gitmesindeen buyuk suc teknik direktir Taeskanin olmus.Yildiz Sasunundagitmesiyle sahaya zaman zaman 16 kisilik kadro yerine kadroyetersizligi sebebiyle 13 kisi cikarabilmisiz.Kaleci Yavuz ve Yasardabaska yedegimiz olmamis bazi maclarda.Bu kadar dar kadroya ragmen 1puanla ikinci olmamiz basari sayilabilir.

1971/72 sezonunuda gonderilen Taeskanin yerine goreve getirilen SabriKiraz ile acmisiz.Gecen sezon yapilan transfer hatalarina dusmekistemeyen yonetim bu seferde parayi har vurup harman savurmus.Sezonortasinda 3.5 milyon lira harcanacagi ve Cemil Turan ile Ender Goncaninmutlaka alinacaginin ilan edilmesi, futbolcularla gorusurkenresimleralinip yayinlanmasi Fenerbahcede o donemler alisilmamisdavranislarmis.Usteli sezon sonunda bu transferler fiyasko ilesonuclanmis Istanbulspor Cemil Turani vermemis, Eskisehirsporda EnderGoncayi Einracht Frankfurta satmis.Bunun uzerine telasa kapilan yonetimcok bilinsizce transferlere yonelmis 630.000 liraya Mersinden transferedilen Muharremin 4.5 ay cezali, 350.000 lirayada Balikesirden transferedilen Kamilinde meniskus oldugu transferlerden sonra anlasilmis.Digertransferler Kizilyildizdan Ostojic, Osman Arpacioglu, Niyazi ve CevherOrer olmus.

O donem yururlukte olan yabancilar statusundeki "Yabanci oyuncu son 1yil icinde kendi milli takim formasini giymesi sarttir" maddesindenyola cikarak Galatasaray ve Bursaspor federasyona itiraz eder.Donemin2.baskani Emin Cankurtaran tarafindan Belgrada goturulen Ostojicin22.9.1971 de Meksikaya karsi oynamasi uzerine transferine onaycikar.Galatasarayin bu tutumu, gecen yilki davranisi ilekarsilastirildiginda uyarici kabul edilmek gerekir.Sabri Kirazin ilk 6macta Datcuyu oynatmamasi 6 macin 4 unde yenilgi almamizin tek sebebiolarak gorulmus.Datcunun daha sonra oynadigi 24 macta sadece 1 yenilgialmamiz sezon basi yapilan hatanin buyuklugu anlasilmis.

Gecen baslayan ve Fenerbahce taraftarlari tarafindan agir protestoyamaruz kalan kotu futbol bu senede devam etmis ve sezonunun yedigimiz 21gole karsilik 37 gol atmis, 39 puan ve averajla 3.bitirmisiz.Eskisehirspor ise averajla 2. olmus.Gecen sezonun sampiyonuGalatasaray 42 puanla 5.kez sampiyon olmus.

1972/73 sezonu Brezilyali Waldyr Parreira Didi yonetiminde,Adanaspordan Timucin, Bursaspordan Necati, ve buyuk sukse ile gelenCemil Turan transferleri ile acilmis.Istanbulspor Cemil TuraniGalatasaraya satmis ancak Cemil Turan Fenerbahceden baska takimdaoynamam diyerek direnmesi ve Genel Sekreter Emin Cankurtaranin buyukcabalari ile Fenerbahceye kazandirilmis.

Didinin asiri disiplinli olmasi ve taviz vermeyen yapisi, buna tepkigosteren yildiz futbolcularin kaprisleri ve sorumsuzluklari ile bukonunun basinda cok dile dusmesi ile birlikte bu olaylara zamanindamudahale etmeyen yonetimin yanlis tutumlari sebebi ile bu senedesampiyon olamamis ve ligi 42 puanla 6.kez sampiyon olan Galatasarayinardindan 2. bitirmisiz.Kotu futbola ile taraftarin sabri iyice tasmis,o zamana kadar hic bir donem sampiyonluktan bu kadar ayri kalmamisFenerbahceye cok agir elestriler yapiliyordu, taraftar baskisi iyiceartmis maclardan sonra sert tartismalar iyice artmisti.Gene Goztepe ileoynanan ve berabere kalinan mactan sonra protestolar artik had safhayacikinca Kahraman Bapcum kosesinde su satirlara yer vermis ; ".... veFenerbahce sahayi terk ediyordu.Kazanmamisligin yada kaybetmisliginboynu bukuklugu degildi futbolcularin omuzlarindaki, daha fazla birseyin, bir gonul ezikliginin bir terk edilisinin acisi vardi bu basegiste.Cunku 30 bin seyirci Fenerbahcenin futbolcularini cok agirsozlerle ugurluyorlardi...agirdi, fazlaydi hesapsiz ve sinirsizdiithamlar ; Satilmislar.....Kansizlar...Pavyona....diye tempotutuyorlardi.Rastgele bir yuh degildi bu bilerek, bilinclice, acik acikyapiliyordu bu hakaretler.....Ustelik tarihinde ilk defa taraftariFenerbahcenin futbolcularini bu kadar agir bicimde protesto ediyorlardi.

FENERBAHCEMIZ TOZU DUMANA KATIYOR

1 devin sahlanisi;

1973/74 sezonunda her zamanki gibi hareketli bir transfer donemindeIstanbulspordan Alpaslan Eratli, E.Frankfurttan Ender Gonca,Usakspordan kaleci Adil Eris,Altayda Mustafa ve Belcikadan Selahaddintransfer edilmis.Didinin yonetiminde sezonu 8 Eylul 1973 de acmisiz.10gunluk Kizilcahamam kampindan sonra hazirlik maclarinda firtina gibiesmisiz.18 gunde Besiktasi uc kez 3 gol ile yenmis, Yunanpanathinaikosu 4-1 ve son olarakda Galatasaray ile 2-2 berabere kalarak2. TSYD kupasini kazanmisiz.

Ligin llk macinda Samsunda Samsuna 1-0 yenilince Didi hayretinigizlemeyerek "Bir futbolcu bir kac gunde nasil bu kadar degisebiliranlayamiyorum" diyerek Turk futbolcusunun istikrarsizligini dilegetirmis. O donemlerde Fenerbahce akici futbol oyniyamiyor Didi iseagir elestrilere ugruyordu.Liderlik Galatasaray ve Besiktas arasindadegisip duruyordu.Fenerbahce yonetimi toplanip Fikret Aricani teknikyardimciliga getirerek sembolik olarakda olsa olaya el koymus. Ilkyarinin son macinda Eskisehirsporu 1-0 yenerek liderlik koltugununaaverajla oturmusuz.

Devre arasinda katildigimiz Uluslararasi Berlin Salon Turnuvasinda cokbasarili olmus ve 2. lik kupasini almisiz.Ikinci yarida Fenerbahce,futbolu birakan Kaptan Nedim Dogandan bosalan kaptanlik pazu bandinitasimanin soumlulugu icinde futbolculuk huviyeti tamamen degisen ZiyaSengulun, Gol krali Cemil Turan ve Alpaslan Eratlinin futbolu ilebuyumus ve tek bir yenilgi almadan attigi 39 gole karsin 15 gol yemisve 43 puanla 7. kez sampiyon olmus.Besiktas 40 puanla 2., Bolusporda 3.olmus.

Fenerbahce sampiyonluk turunu 19 Mayis 1974 gunu Inonu stadinda 43.902seyircinin surekli istek ve staddan ayrilmamalari uzerine, 15 dakikaonce zar zor girdikleri soyunma odasindan geri donerek atmis.Kutlamalarin nasil gorkemli gectigini Didi bakin nasil anlatmis."Enmutlu, en buyuk gunum. Futbolculugumda cok sampiyonluk gordum ama,antrenor olarak bu ilk sampiyonlugum. Boyle sampiyonluk gunu Brezilyadabile boyle kutlanmamistir. Dunya sampiyonlugunu bile boyle kutlamadik,Fenerbahce taraftarinin dunyada esi yok !!!.

1974/75 sezonu;

Transferde Boludan Aydin Celik, Ankaragucunden Zafer Gonculer veSariyerdende Emini almisiz.Sezon 10 Temmuzda Necdet Nis ve BasriDirimlilin yonetiminde basladi. Teknik direktor Didi Kibris barisharekati nedeniyle ucak bulamamis ve takima ancak 15 un sonrakatilabilmis. Yapilan hazirlik maclarinda Galatasarayi 1-0 yenerekSilahli kuvvetler kupasini, Besiktasi ve Altayi Izmirde yenerek Zaferkupasini kazanmisiz.

Sezonu attigimiz 43 gole karsin yedigimiz 18 gol ve 43 puan alarakGalatasarayin 5 puan onunde 8.kez sampiyon olmusuz.Eskisehirspor ise 35puanla 3. olmus. En fazla gol atan, en az gol yiyen, ve en cok seyircitoplayan (ortalama 27.765), her macta ortalama 520.000 lira (yaklasik36.000 dolar) gelir saglayan, 1.500.000 dolar degerle dunyanin enpahali 20 takim icinde olan Fenerbhacemiz o donem butun rekorleri altust etmis. Senenin en buyuk hasilati 19 Ekimde 2-2 biten Boluspormacinda elde edilmis. 42.254 seyirci 931.000 (67.000 dolar) odemis.

Maliyetler ciddi bir şekilde artmaya başlıyor...

Mucadele kizisiyor;

1977/78 Sezonu Fenerbahcemizin 9.Turkiye Ligi sampiyonlugu ile sonaerdi.Kluplerin transferde suskun oldugu bu sezon, Fenerbahcemiztransfer sezonunda Adil, Sabahattin, Nevruz, Ersoy, Ender, Omer veOsmani satmis yerlerine Partizandan Kaleci Ivancevic ve Anticinyanisira Eskisehirden Fuat, eski futbolcumuz Coskun, Orduspordan Tuna,Galatasaraydan Sevki, ve Bahri ve birkac amator futbolcu alarak takimibastan asagi yenilemis.Antrenor Kaleperovic ile sezonu acmisiz.17galibiyet 8 beraberlik ve 5 yenilgiye karsin yedigimiz 24 gole 48 gollecevap vermisiz.

Son iki yilda kaybedilen sampiyonluk ve dusulen ikinciliklertaraftarimizi kusturmus ve Yonetim sampiyonlugu zaruri gormus. Oyleki 2Ekim 1977 tarihinde oynanacak bir Galatsaray macini kazanmak icin AstonVilla ile oynayacagimiz UEFA kupasini bile feda etmisiz. Asfutbolcularimizi Galatasaray macinda oynatacigimizi, Aston Villakarsisina yedeklerle oynayacagimiz cok onceden aciklamisiz.NitekimAston Villa macini kaybetmis ancak Galatasarayi 2-0 yenerek Liderolmusuz.

Yeni transferlerden Antic ve Ivancevic ile beraber Fenerbahcesampiyonluk havasina girmis ilk yarinin bitimine bir hafta kalakarsilastigimiz Boluspor macinda hakem Orhan Cebenin alehimize caldigiinanilmaz dudukler neticesinde 1-0 yenilmis en yakin takipcimizTrabzonspor ile puan farkimiz 2 puana inmis.Ilk yarinin son macindaTrabzonspor ile Trabzonda karsilasmis muthis bir mucadele sonunda buonemli deplasmandan 1 puan alarak donmusuz.Ikinci yarida liderligimizilig sonuna kadar tasimis ve 9.sampiyonlugumuzu ilan etmisiz.

1978/79 Sezonu;

Transferde cilgin rakamlar telafuz edilmeye baslanmis.Galatasaray 13,Fenerbahce 11 Besiktas ise 9 milyon lira harcadiklari transferde onemlioyunculari kadrolarina katmislar.

Kume dusucek takim sayisi 3 e cikmis, ve tarihinde ilk defa DeplasmanliGenc takimlar ligi kurulmus ve bu maclar A takim maclarindan onceoynanmasi karara baglanmis.41 gol atip 23 gol yedigimiz maclarda 15galibiyet, 8 beraberlik ve 7 maglubiyet alarak 38 puanla SampiyonTrabzonsporun ve Galatasarayin ardindan 3. olmusuz.

Transferde yildiz Antici Real Zaragozaya satmis buna karsinTrabzonspordan Ali Kemali, Altaydan Erol Togayi, Kocaelispordanda 2.liggol krali Rasit Cetineri transfer etmisiz. Sezona Necdet Nisnezaretinde acmisiz.

Turk futbol tarihinde 51.000 dolar Antic icin, 175.000 mark da Enginicin kazandigi paralar Turk futbolu icin gurur kaynagi olmus. Gerekalinan basarisiz sonuclar gerekse Federasyonun Fenerbahce aleyhinetutumlarina karsi koyamayan yonetim lig ortasinda istifa etmesi takimiolumsuz etkilemis ve takimi sampiyonluktan etmistir.

1979/80 Sezonu;

25 Agustos 1979 da baslayan sezonda Danisma kurulunun aldigi kararneticesinde yabanci futbolcu yasagi getirilmis ve 1.lig Sadece turkfutbolcularla oynandi. Kalitenin cok dustugunde birlesen futbolotoriterleri yabanci futbolcu yasaginin kalkmasi gerektiginibelirtiyorlardi.

Sezona eski kalecimiz Sukru Ersoy ile baslamis transferde SekerspordanSelcuk Yula ve Yasar, Eskisehirspordan kaleci Adem kadroya dahil olmus.Transferlere ve kadroya kuskun olan taraftarin desteginden yoksun olanFenerbahce TSYD kupasini 6.kez kazanmis ancak ilerisi icin umitvermiyordu nitekim 9 macta alinan 5 maglubiyet endiselerin haklioldugunu gosteriyordu.9.haftada Orduspor`a 1-0 yeniliyor ve istifa edenSukru Ersoyun yerine Ziya Sengul getiriliyordu. Bu degisiklik takimaolumlu sekilde yansiyor ilerki haftalarda duzelen Fenerbahce 10.siradan ligi 2.olarak tamamliyordu. Trabzonspor 4.kez sampiyon olarak 4buyukler arasinda yerini aliyordu.

Yonetim zaafi giderilememis yapilan haksiz uygulamalara karsi sessizkalan yonetim taraftarin tepkisini bir cok defa cekmis. Bu zaafiyettenyararlan Fenerbahce dusmanlari tezgahlarini her macta gostermisler.Gazetelerde "Inonude Katliam, Hakemin yarattigi penalti, TurkFutbolunda cinayet" gibi mansetler bu zaafiyetin Fenerbahce aleyhinekullanildiginin bir gostergesi olmus.
Logged


ҳ̸Ҳ̸ҳ EsCaPe...ҳ̸Ҳ̸ҳ





Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
FORUM
                      Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Cansel Elcin
                            Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
KADINCA HABER
                    Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
HABER
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: