|
|
 |
« Yanıtla #10 : 01 Haziran 2008, 01:21:18 » |
|
arasıra ve yağmur yürekli iki ayrı hikaye ikiside birbirinden güzel ama iki mutsuz son emeginize sağlık 
|
|
|
|
|
Logged
|
 Gidene kal demeyeceksin..... Gidene kal demek zavallılara... Kalana git demek terbiyesizlere... Dönmeyene dön demek acizlere yakışır...
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 07 Haziran 2008, 19:59:33 » |
|
arkadaşlar hadi hikâyelerinizi bekliyorum. katılım olsun ki yarışma iptal edilmesin.
|
|
|
|
|
Logged
|
sevgi kalbimdeki kelebek, o uçtukça anlıyorum yaşadığımı.
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 08 Haziran 2008, 14:39:11 » |
|
Avucumun içindeki kelebek
Eylülden kalma bir gün , Puslu ve lacivert bir gece, sokak lambasının aydınlattığı bir park genç bir adam bankta oturmuş polisin siren sesini duymakta,buraya nasıl gelmişti ne olmuştu,kimdi neden böyle perişan bir halde buradaydı gecenin bu saatinde. Derinlerden bir ses geliyordu belli belirsiz, gözkapaklarını güçlükle açıyordu parlaklık gözünü kamaştırıyor,ışığa tahammül edemiyordu,ne ışık nede bir ses istiyordu. Kulaklarında bir davul sesi kalmıştı ve bir çift yeşil göz. Ve birden kendini bir düğün alayının içinde buluyordu, güzel bir köyde baharın ilk günleri yeni açmış çiçekler, yemyeşil tarlalar, toprağın ısındığı yenilendiği ve aşkların başladı bu bahar ve bir düğün.
1994 yıllarının ilkbaharıydı. köyümüzden abilerimizin birini nihayet evlendiriyorduk. Yaşı epey ilerlemişti ve ufak ufak meydan bize kalıyordu. Meydan bize kalıyordu derken köylerde tertipçilik vardır. Aynı tertipten olanlar gençliğe yön verirlerdi. Hafta sonu geldiğinde düğün için yakın köylerden birine kız almaya gitmiştik.orda epey bir alkol aldıktan sonra düğünü izlemek ve kızları görmek için düğünün yapıldığı mekana girdim.yanımdaki arkadaşla konuşurken tam karşımdaki üç kızın bizimle ilgilendiğini farkettim. Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra oradaki düğün bitirip gelin alıcıyla tekrardan geri dönmüş ve düğünü bitirmiştik. İki hafta sonra işyerimden bir iş için dışarıya çıkmıştım. Yolda kafamda hep o işle ilgili planları düşünerek. yürürken karşıdan tanıdık bir siması olan çok güzel bir kız geliyordu. İstem dışı olarak kafamın o dalgınlığıyla sesli düşünerek '''ya nerden tanıyorum'''diye ses çıkardığımı fark ettiğim de utanmama fırsat kalmadan kız adını sonra öğrendiğim Asiye ''' Fındıkcaktaki düğünden '' deyivermişti ve gelip geçmişti yanımdan hafif bir kız adını sonra öğrendiğim asiye '''fındıkcaktaki düğünden'' deyivermişti ve gelip geçmişti yanımdan hafif bir gülümseme atarak yerinde olmaya aklım iyice dağılmış nerdeyse ne iş için dışarıda olduğumu unutacak hale gelmiştim. hemen arkasından yetişip konuşmak istediğimi fakat az bir işim olduğumu söylediğimde kendisinin de az bir işi olduğunu öğrendim. İşlerimizi bitirip bir yerde buluşma ayarlamayı akıl etmem çok zor olmamıştı. İşlerimi halledip buluşma yerine geldiğimde ordaydı. işte ismini filan orda öğrenmiştim. Asiy’e 1,65 boylarında yeşil çok güzel gözleri kumral uzun düz saçları ince bir fiziğe sahipti. İlk bakıştaki o etkileyici sanki insanın içini kalbini delip geçen o gözler onun değil, o güzellik onun değil çok mütevazi bir tarzı vardı, sevecen neşeli bir o kadarda konuşkan birisiydi. Cafede geçen 2 saatlik dilimde çok hoş bir sohbetten sonra karşılıklı tel alınıp verildikten sonra ayrılmıştık. bu görüşmeler 2 ay filan böyle devam ettikten sonra; Bursa’da bir düğüne gideceğini benimde gelmemi söyledi , düğün salonunun yerini adresini aldıktan sonra orda buluşmak üzere ayrıldık. Düğünün vakti geldiğinde Bursa’ya gitmiştim. Akşam saatlerinde düğün salonuna gittiğimde kendisi ordaydı, uzaktan şöyle bir merhaba dediğimde yanındakinin Bursa’da evli olan ablası olduğunu öğrendim. Geçip bir yere oturdum yanımda bir kişi vardı . Göz göze geldiğimiz de yanına oturduğum kişinin eniştesi olduğunu oradan kalkmamamı istedi. O sıra takı merasimi bittikten sonra dans için piste çağırdıklarında gözlerinde teklif etmese gibi bir ifade vardı. O ifade bende ters tepki yaptı gidip ablasından rica ettim ve sonrada kendisine teklif ettiğimde kabul etti. Pistte çıkarken üstünde beyaz bir elbise vücudu sıkı bir şekilde sarmıştı o kadar güzel görünüyordu ki, o bembeyaz teniyle nadide bir inci tanesi gibiydi. O inci tanesinin elleri biraz sonra ellerimde gözleri gözlerimde teni tenimde olacaktı. O heyecanla sanki üzerime birden bir ateşle beraber avuçlarımın içinin terlediğini hissetim. Sonrasın da dans başlıyor. Aman Allah’ım o ne o inci tanesi tir tir titriyor. O an hissettiğim duygu; beni çocukluğuma götürüyordu. Çocukluğum da kırlarda yakaladığımız kelebeklerin kanatlarına bir şey olmasın diye iki avucumuzu kapatır, orda saklar gösterirdik birbirimize. O kelebeğin avucunun içindeki kanat çırpışlarının eline her dokunuşundaki o zayıf temasların aynısıydı. Avucumun içindeki o kelebek ile dans ediyor avucumun içinden aldığım hissi onun vücudunun her yerinden alabiliyordum. Ne kadar dans ettik hatırlamıyorum ablasıyla göz göze geldiklerini bitirmesini istiyordu o anı; gözümde o an ablası masallardaki o kötü cadı gibi görünmüştü gözüme. İnsanın ömrünce belki bir kere belki de hiç yaşamadığı. O anı bir çırpıda elimden almıştı. ondan nefret ediyordum artık. Düğün bitmeden onlar ayrıldı oradan sonrada ben karanlığın içine daldım kayboldum gitti. O karanlık artık o güzelliğinde üzerine düşeceğini o akşam anlayamamıştım. O akşamdan sonraki günlerde telefonla yaptığımız görüşmelerde o eski sıcaklığından eser kalmamıştı. Rahat değildi. Belli ki üzerine baskı kurulmuştu. Ailesi beni istemiyordu. Birde bunca baskının üstüne birde eski kız arkadaşımla onlarında arkadaş çıkması ve benim hakkımda ileri geri konuşup karanlığı iyice üzerimize çökmesini sağlamışlardı. Bir kez daha dünyada sevgi düşmanları galip gelmişti ayrılmıştık. Kötü bir ayrılık olmuştu çok yıkıcıydı benim için. Her şeyimi inci tanemi,avucumun içindeki o eşsiz kelebeğimi almışlardı. sonrasında yeniden yeşermesin diye o inci tanemi bir başkasıyla evlendirmişlerdi. Haberi geldiğinde kuytu bir meyhanede içkimi yudumlarken radyodan zeki müren o güzel sesiyle ''yeşil gözlerinden muhabbet kaptım ''isimli şarkıyı seslendiriyordu. Gözlerim ve kalbim o an uzaklara dalmış öylece içiyordum.
Gözlerini açtığında büyük bir boşlukta bir hastane odasındaydı, her şeyin farkına varıyor girdiği içki komasından çıkıyordu ve gördüğü düşten sıyrılıyordu. Her şeyin sonu değilmiş diyorum kendime içimdeki kırgınlığa rağmen hayat devan ediyordu. Artık yeni bir gün ve belki de yeni insanlar beni bekliyordu. Yaşadığımız her gün eğer umut varsa yarınlara kelebekler hep olacak ve avuçlarımızın içinde bize ait nadide bir kelebek hep olacak.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #13 : 09 Haziran 2008, 23:02:32 » |
|
aşk ve ayrılık üzerine çok güzel bir hikâye. genç adamın o aşkı kolay unutmayacağını düşünmüyorum. paylaşımın için sağol uzakcım.
|
|
|
|
|
Logged
|
sevgi kalbimdeki kelebek, o uçtukça anlıyorum yaşadığımı.
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #14 : 14 Haziran 2008, 20:41:02 » |
|
 KOLUMUN KIRILDIĞI AN  Bundan dört sene evvel 17 Ekim 2004 bir sonbahar öğleni idi saat 12,1 suları gibi annem,ablalarım ve ben İstanbul/Eyüp Sultan'a gitmiştik ordan Feshane diye bir yer vardır oraya gitmiştik orda çarpışan araba vs.vs. gibi oyuncaklara binmiştim ondan sonra orada bir zıpmala gibi bir yer vardı yani takla atıyorsun bazı engeller var onlardan geçiyorsun ona binmiştim sonra bu engelleri üç dört kez aştım sonra birden bi engelde dengemi kaybedip düştüm ondan sonra kolumdan destek alim kalkim derken kolum kırıldı ve sonra annem ve ablalarım geldi sonra taksiye binim hastaneye gittik. Hastanede ilk önce alçı odasına gittik alçı odasında doktorlar ve hemşireler vardı sonra doktor kolumu oyanı buyanı oynatıp düzeltti sonra alçıya aldılar ama kolumu bi görseniz dirsek ters dönmüştü ve ben çok korkmuştum sonra bir sedyeye yatıp yaklaşık bir saat bekledik doktor demiş ki ameliyat olcak neyse geldi dediler bana ameliyat olcan bende dedim ne var ameliyatta aslanlar gibi girer aslanlar gibi çıkarım dedim hiç korkmuyorumdum ameliyattan ama kolumun o halini görünce bayağı etkilenmiştim ve ameliyat zamanı geldi ameliyathane önünde annem babam ablamlar ve anneannemle dayımda gelmişti neyse ben ameliyathaneye girdim ama ameliyathane öyle soğuk öyle soğuk ki sanki Antartika'dayım sonra işte üstümde gömlek vardı onu yırtıp çıkarttılar ve sedyeden ameliyat masasına geçtim sonra doktor geldi hemşire geldi sonra baktım hemşirenin elinde ben diyim 1 metre siz diyin 2 metre  öyle uzun iğne görmedim ben neyse seruma o iğnede ki ilacı verdiler ve sonra hemşire bana adın ne sonra soyadın ne falan filan derken ben tam cevaplarken gittim yani uyumuşum ve sonra işte ameliyattan sağ salim çıktım sonra dinlenmeye odaya gittik orda biraz dinlendikten sonra film çekmeye yani kolumun filmini çekmeye gittik bakalım eğikmi olmuş yoksa düzmü diye neyse gittik tabi o filmin sırası çekilmez bekle Allah bekle neyse sıra geldi bize gittik çektik sonra geri geldik odaya ordada ben işte beş gün geçtikten sonra taburcu olduk sonra işte eve geldik ve dinlendim tabi bu arada tam 20 gün okulada gitmedim sonra iyileştim ve hayatıma geri döndüm ve şuan kolum turp gibi çalışıyo hatta bu kolla kalecilik bile yapıyorum şimdi bakalım başımıza neler gelcek hadi kalın sağlıcakla.... Okan GÜLEN 15.06.2008 00:23
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 15 Haziran 2008, 21:50:18 Gönderen: ok@n »
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #15 : 15 Haziran 2008, 23:01:25 » |
|
geçmiş olsun okancım. hayatından bu hikâye için sağol.
|
|
|
|
|
Logged
|
sevgi kalbimdeki kelebek, o uçtukça anlıyorum yaşadığımı.
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #16 : 15 Haziran 2008, 23:03:11 » |
|
sağol yeşimcim ilgi gösterdiğin için teşekkürler aklıma başka bir şey gelmedi bende bunu yazdım
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #17 : 19 Haziran 2008, 00:45:13 » |
|
NUMAN
Bundan 4 yıl önce, ameliyat olacak bir akrabamız için hastanedeydim....6 ünite kan verilmesi gerekiyordu ,kan vermek için yanımızda bulunan birkaç kişi hastanenin koridorunda beklerken annesinin kucağında 2.5 yaşında çocuk gözüme takıldı...anne bitkin bir halde çocuk desen acıkmış yemek yemek istiyordu..fakat anne hem ağlıyor hemde çocuğuna birşeyler anlatmaya çalışıyor du...İster istemez onlara gözüm takılıyordu fakat ne olup bittiğini anlayamıyordum... yarım saat kadar bir süre geçtikten sonra benim yanıma oturdular fakat yine soramıyorum ,çocuk ağladıkça içim içimi kemiriyor derken ; dayanamayıp acıkmış olabileceğini söyledim....aldığım yanıt: acıktığını bende biliyorum ama 20 dakika sonra kalp ameliyatı olacağını yememesi gerektiğini söyledi...
O an beynimden vurulmuş gibi oldum....kendi hastamızı unuttum çocukla ilgilenmeye başladım ama gözlerimden ister istemez yaşlar akıyor oda beni hem öpüyor hemde gözümden akan yaşı siliyordu....
Ameliyata girme vakti gelince annesi kucağım dan almaya çalıştı...çocuk benden gitmek istemiyordu...yapılacak tek şey ameliyat hazırlığına benim de gitmem gerekiyordu vede nitekim öyle oldu...
Saatler geçmek bilmiyordu....kendi hastamız ameliyat dan çıkmıştı fakat aklım o küçücük çocukta idi...Bir ara hastaneden dışarı çıktım tekrar geriye döndüm hala ameliyat devam ediyordu...
Ertesi gün hastanenin bahçesin de otururken bir adam yanıma geldi....sizi Numan görmek istiyor dedi...Tabiki Numan'ın kim olduğunu bilmiyordum...siz görün anlarsınız dedi...Neyse gittim bir baktım o çocuk....sevincimden sarılıp defalarca öptüm...En önemlisi ameliyat başarılı geçmiş sağlığına kavuşmuştu...
Ve Numan şimdi 6,5 yaşında hala görüşüyoruz...Boş vaktim olduğu zaman onu parka götürüyorum.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 19 Haziran 2008, 00:47:09 Gönderen: Nurcan41 »
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #18 : 19 Haziran 2008, 22:09:25 » |
|
Okan bence çok güzel yazmışsınn ... Üzücüde olsa geçmişte kalmış bir olay sonuçtaa..
Nurcan seninde yüreğine sağlık çok ii gidiorsunuzz...
|
|
|
|
|
Logged
|
ҳ̸Ҳ̸ҳ EsCaPe...ҳ̸Ҳ̸ҳ  Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris YapFORUM Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris YapCansel Elcin Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris YapKADINCA HABER Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris YapHABER
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #19 : 19 Haziran 2008, 22:27:56 » |
|
nurcancım naman için çok sevindim. onu benim yerime öp. paylaşımın için sağol.
|
|
|
|
|
Logged
|
sevgi kalbimdeki kelebek, o uçtukça anlıyorum yaşadığımı.
|
|
|
|
|
|